<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GWEN + cats &#187; Bir Sevda Masalı</title>
	<atom:link href="http://blog.gwenandcats.com/kategori/bir-sevda-masali/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.gwenandcats.com</link>
	<description>halk kahramanlarıdır...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Jul 2010 16:06:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Masal</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2010/06/masal/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2010/06/masal/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 22:32:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[problem]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/2010/06/masal/</guid>
		<description><![CDATA[Her sıradan gecede olduğu gibi en hayretler içerisindeki çocuk bakışımı takınıp &#8220;Bana masal anlatsana.&#8221; demiştim yorganı üstüme usulca örttüğü sırada. Üzerimi üşümemem için sıkıca örterken &#8220;Bu gece anlatacak masalım yok ki.&#8221; demişti.
Oysa ben her gece olduğu gibi hep aynı yerde yarım kalan &#8220;turuncu saçlı kızı uzaktan gören sarı Lacoste&#8217;lu çocuğun masalı&#8220;nı dinlemeyi bekliyordum.
Israrlı olmama rağmen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her sıradan gecede olduğu gibi en hayretler içerisindeki çocuk bakışımı takınıp &#8220;<em>Bana masal anlatsana.</em>&#8221; demiştim yorganı üstüme usulca örttüğü sırada. Üzerimi üşümemem için sıkıca örterken &#8220;<em>Bu gece anlatacak masalım yok ki.</em>&#8221; demişti.<br />
Oysa ben her gece olduğu gibi hep aynı yerde yarım kalan &#8220;<em>turuncu saçlı kızı uzaktan gören sarı Lacoste&#8217;lu çocuğun masalı</em>&#8220;nı dinlemeyi bekliyordum.<br />
Israrlı olmama rağmen masal anlatmadı belki ama sarmaladığında beni bile küçücük bırakan kollarıyla boynuma sarılmıştı o gece.<br />
İki sevgili gibiydik. İki dost, iki kardeş, baba ve kızı, oğlu ve annesi ya da sadece bizdik.<br />
Zaman yoktu. Mekan yoktu. Sadece yeryüzünde ikimiz vardık. Cırcır böcekleri dahi bizim için şarkı söylediler sanki.<br />
Umarsızca dökülen gözyaşlarıma aldırış etmedim en başta ama gözlerimden akan sele kapılıp gideceğinden o kadar korktum ki utangaç bir tavırla elimin tersiyle sildim attım hepsini.<br />
Utanıyordum çünkü neden ağladığımı dahi bilmiyordum.<br />
Aslında farkında değildim ama o bizim son gecemizdi.<br />
Belki de masalın sonu kafalarda çoktan yazılmıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2010/06/masal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bütün diller ana dilim gibidir</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/butun-diller-ana-dilim-gibidir/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/butun-diller-ana-dilim-gibidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 18:50:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[Birçok çift; kuşkusuz ki, yolunda gitmeyen ilişkisini hareketlendirmek adına değişik oyunlar içine girmiştir. Kimisi hediyeler almıştır; kimisi yatakta oynaşmak için hizmetçi, hemşire ve hatta temizlikçi kadın kostümü giymiştir; kimisi sevdiceğine 220 voltluk elektrik vermiştir&#8230;
Öte yandan ilişki yolunda gidiyor ve hatta sevdiceğinizin kollarında mutluluktan ağlayayazıyorsanız bu hiç de mantıklı bi hareket değilmiş. Japon Bey&#8217;le geçirmiş olduğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok çift; kuşkusuz ki, yolunda gitmeyen ilişkisini hareketlendirmek adına değişik oyunlar içine girmiştir. Kimisi hediyeler almıştır; kimisi yatakta oynaşmak için hizmetçi, hemşire ve hatta temizlikçi kadın kostümü giymiştir; kimisi sevdiceğine 220 voltluk elektrik vermiştir&#8230;<br />
Öte yandan ilişki yolunda gidiyor ve hatta sevdiceğinizin kollarında mutluluktan ağlayayazıyorsanız bu hiç de mantıklı bi hareket değilmiş. Japon Bey&#8217;le geçirmiş olduğum rüya gibi birkaç gün içinde &#8220;<em>birbirini barda tavlamış çift</em>&#8221; rolü esnasında hareketli olan ilişkimize iyice gaz vermeyip tozu dumana katmaya kalkıştığımız esnada Japon Bey&#8217;den tiksinmeye başladığımda farkettim.<br />
Esasında herşey normal gözüküyordu mamafih yemek yerken &#8220;<em>Enbe Orkestrası</em>&#8221; dediğim sırada &#8220;<em>Ne osurası?</em>&#8221; sorusuyla karşılaştığım sırada birşeylerin yolunda gitmeyeceğini anlamalıydım. &#8220;<em>Kulakları iyi duymadı.</em>&#8221; diyerek geçiştirdiğim bu küçük yanlış anlamadan sonra kendimi kaçınılmaz olarak &#8220;<em>barda tanışılmış kız</em>&#8221; olarak televizyonun karşısında açmış olduğumuz çift kişilik çekyatın üstünde elimde votka-enerji karışımıyla keyif yaparken buldum.<br />
Zira herşey önceden düşünülmüştü. İçki, çekyat, müzik&#8230; Fakat önceden düşünmediğimiz birşey var ki o da pişmaniyeydi. Evet, pişmaniye&#8230;<br />
Kendisi zamanında bardan çok kız kaldırmış ve hemen akabininde kaldırdığı şeyleri yerçekimi kurallarına uygun bir biçimde indirmiş bir çoşkun Türk genci olan Japon Bey bile bunun bu ambiyansa girdiğini açıklayamasa da ortamda bi kase pişmaniye vardı. Kendileri çapkın ve cool oldukları kadar, &#8220;<em>zeki çevik ve ahlaklı</em>&#8221; espirisini bir kenara bırakarak çok centilmen ve kibadırlar; işte bu yüzdendir ki, bu gecenin en can alıcı dakikalarından birinde bana pişmaniye ikram etti&#8230;<br />
Pişmaniye ikram etmesini bir şekilde görmezden gelebilirdim fakat bir kase dolusu pişmaniyeyi yatağımızın orta yerine dökmesi ve bu yüzden <em>&#8220;göt kılları kadayıf olmak</em>&#8221; deyimini &#8220;<em>göt kılları pişmaniye olmak</em>&#8221; şeklinde kendimize uyarlamamız yetmiyormuş gibi bütün gece boyunca battaniye yapıştığımızdan dolayı beyhude bir çabayla kurtulmak için debelenmemiz hiç hoş olmadı. Ayrıca tam döktüğü esnada &#8220;<em>Ananın!</em>&#8221; diye feryat etmesi de boş bir çabaydı. Benim yarım saat boyunca karpuz kabuğu görmüş at gibi kişnememe sebep oldu&#8230;<br />
Pişmaniye defterini kapatıp sonsuza dek lugatımdan pişmaniye kelimesini sildikten sonra &#8220;<em>Adam, benim adamım. Var hep böyle arızaları.</em>&#8221; deyip ortama yeniden yoğunlaştım. Kendileri tam da benden kulağa hoş gelecek İngilizce cümle talep ettiği esnada &#8220;<em>Nihat Doğan sakal gibidir. Kestikçe çıkar.</em>&#8221; aforizmasına taş çıkartırcasına dudaklarından dökülen şu sözler kulaklarımda yankılandı:</p>
<blockquote><p><strong>İlişki deyince, seks deyince bütün diller; ana dilim gibidir&#8230;</strong></p></blockquote>
<p>Sanırım bu adamın bardan kız tavlamaya mecali kalmamış. Sevineyim mi; üzüleyim mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/butun-diller-ana-dilim-gibidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tütsülenmiş Japon</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/06/tutsulenmis-japon/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/06/tutsulenmis-japon/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 20:44:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=61</guid>
		<description><![CDATA[Demem odur ki ben, bu Japon Bey&#8217;im hassaslığına hayranım.
Ben, Aşkın Nur Yengi&#8217;nin anlam dolu, duygu yüklü, insanı kıl eden ve tamamen kendisini sinir etmek için söylediğim Kara Çiçeğim isimli parçasına gündüz vakti çakmağı yakıp sallamak suretiyle eşlik ederken Japon Bey, tüm hassaslığıyla elimi tutmak için öne atılmışken kolundaki tüylerini yakmış bulundu.
Anime kahramanlarınınkini andıran duygu yoğunluğundan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Demem odur ki ben, bu Japon Bey&#8217;im hassaslığına hayranım.<br />
Ben, Aşkın Nur Yengi&#8217;nin anlam dolu, duygu yüklü, insanı kıl eden ve tamamen kendisini sinir etmek için söylediğim <em>Kara Çiçeğim</em> isimli parçasına gündüz vakti çakmağı yakıp sallamak suretiyle eşlik ederken Japon Bey, tüm hassaslığıyla elimi tutmak için öne atılmışken kolundaki tüylerini yakmış bulundu.<br />
Anime kahramanlarınınkini andıran duygu yoğunluğundan dolu dolu olmuş gözlerimle kendisine bakarken yayılmakta olan yanık kıl kokusunu bizzat ciğerlerine çektiği esnada, az önce yemiş olduğumuz tonlarca tavuklu ve jambonlu sandvici ya da bilimum kovalar dolusu salatayı göz ardı ederek az sonra yeşil çimen üzerine daha parlak yeşil olan marulları çıkarmama yönünde vereceği uzun ve yorucu savaştan bihaber şekilde kendi yanık kıl kokusundan ötürü öğürüverdi.<br />
Ben, işte bu adamın bu hassas kalbine hayranım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/06/tutsulenmis-japon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitlelerin sevgisi</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/kitlelerin-sevgisi/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/kitlelerin-sevgisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 20:51:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Japon bey ile 7&#8242;den 70&#8242;e herkesin sevgilisi haline geldiğimiz yadsınmaz bir gerçektir. Öte yandan an geliyor ki bu gerçek tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiğinde bütün sanatçı şımarıklığımızdan sıyrılıp adeta yandan yemiş botokslu suratlar kadar hayretler içinde kalabiliyoruz.
Çok değil; bundan birkaç ay önce bu sevgi yumağını Doktorlar caddesi sefalarımız esnasında ilk olarak fark ettik. Genci yaşlısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Japon bey ile 7&#8242;den 70&#8242;e herkesin sevgilisi haline geldiğimiz yadsınmaz bir gerçektir. Öte yandan an geliyor ki bu gerçek tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiğinde bütün sanatçı şımarıklığımızdan sıyrılıp adeta yandan yemiş botokslu suratlar kadar hayretler içinde kalabiliyoruz.<br />
Çok değil; bundan birkaç ay önce bu sevgi yumağını Doktorlar caddesi sefalarımız esnasında ilk olarak fark ettik. Genci yaşlısı demeden şehrin tüm delileri kendince sevgisini gösterdi bize. Biri elindeki çiçek saksısıyla bize yaklaştı ve <em>&#8220;Kalkın laaaağn!&#8221;</em> diye bağırdı ve kalktığımız banka çiçeğini koydu; kimisi tam potinlerimizin dibine okkalı bi balgam attırdı.<br />
İşin özünde asıl beni benden alan sevgi gösterisi, Doktorlar Caddde&#8217;sinde nam salmış bir şarapçı amcanın sinsice arkamızdan yaklaşıp fersah fersah ötesinde kibrit çaksak ejderha misali diğer yanda alev alacak kadar alkol kokan suretini Japon bey&#8217;le benim kafalarımızın arasına sokup <em>&#8220;Yalan gibi değil. Yanlış gibi değil. Çakal gibi değil. Güneeeşşş gibi SE-Vi-Yo-RUM!&#8221;</em> diye haykırmasıdır&#8230;<br />
Yakın bir zamanda ise yaşlıların bize olan hayranlığını fark ettik. Kimisi banka oturabilmek için bir karışlık yere domala domala yanaşarak kamyon kasası kadar götünü sığdırdı, kimisi sigara ile ilgili yazıdığı 45 mısralık şiiri okudu, kimisi ise bir külhanbeyinin nasıl olması gerektiği konusunda tek konuşmacı içeren bir panel verdi&#8230;<br />
Hepsi bir yana çarşamba günü bambaşka bir hayranla karşılaştık. Bir bahar şenliği kalsiği olan ve her gerizekalının bahar şenliğinde gerçekleştirdiği bir aktivite olan &#8220;Üniversite Hatırası&#8221; yazılı panonun önünde fotoğraf çektirme fasalitesine giriştik Japon Bey&#8217;le. Tam Nuh Nebi&#8217;den kalma dandik kaftanları, kavukları giymiştik ki elinde fotoğraf makinası ile ağzına 2 ölçü büyük gelen beyaz kaplamalarıyla bize adeta bir sırtlan misali sırıtlan misali &#8220;o&#8221; belirdi&#8230;<br />
Birçok sevgi gösterisiyle karşılaşmıştım ama böylesini ilk defa görmüştük.Fotoğrafımızı çektikten sonra gülerek 1500 defa elimizi sıkarak ertesi gün fotoğraflarımızı almak üzere uğurladı. Ertesi gün fotoğraflarımızı almaya gittiğimizde &#8220;<em>Ne kadar pozitif bir çiftsiniz. Pozitifliğiniz yüzünüze yansımış. Birbirinizi tamamlıyorsunuz. Sizi gördükten sonra insanlara daha bir güvenle bakıyorum.&#8221;</em> gibi şiirsel komplimanlarda bulunurken biz de fotoğraflarımızı aramaya koyulduk. Mamafih herif, albümün en ön sayfasına koymuş ki bizim gibi bu tür fotoğraf çektirmiş gerzekler, bizim göte benzer suretimizi akıllarına mimlesin&#8230;<br />
Elimize sıkıştırdığı kartvizitini aldıktan sonra ardımıza bakmadan uzaklaştık&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/kitlelerin-sevgisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çorap yanar</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/corap-yanar/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/corap-yanar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 20:19:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[problem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=53</guid>
		<description><![CDATA[Dün gece son kez olup biteni ve yollar ayrıldıktan sonra yapmamız gerekenleri konuşmak için bir araya geldik. Bana sarıldığı anda fark ettim ki benim asıl olmam gereken yer orasıymış.
Eskiden kalma, tanıdık bir umutla başladım güne ve sabah uyandığında ilk aklına gelen şey sevgilisi olan; ayrıca bundan mütvellit yüzünde aptal bir gülümseme olan her kadın gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün gece son kez olup biteni ve yollar ayrıldıktan sonra yapmamız gerekenleri konuşmak için bir araya geldik. Bana sarıldığı anda fark ettim ki benim asıl olmam gereken yer orasıymış.<br />
Eskiden kalma, tanıdık bir umutla başladım güne ve sabah uyandığında ilk aklına gelen şey sevgilisi olan; ayrıca bundan mütvellit yüzünde aptal bir gülümseme olan her kadın gibi uyanır uyanmaz gün içerisinde gerçekleşecek görüşmeye nasıl hazırlanacağımı kurgulamaya başladım.<br />
Her düşündüğü başına gelen bir insan olarak tam da boyunbağından sarkmakta olan olan ipi yakarken <em>&#8220;Lan şimdi bu ipi ben yanlışlıkla çorabıma düşürürsem&#8230; 9.75 tela verdim bi&#8217; de tam tamına.&#8221;</em> diye geçirirken yakmakta olduğum ipin bir diğer ucunun artık yerinde olmadığını farkettim.<br />
Sallanmakta olduğu boyunbağının köşesinden bir adet kibritle alev alev yakılmasından ötürü umarsızca boşanan ipi düştüğünü tam tamına 9.75 TL saydığım gülkurusu rengi çorabımın üstüne düştüğünü bacağımda hissetmiş olduğum o tatlı sıcaklık ile hissettim. Bir itfaiyeci çevikliği ve soğukkanlılığıyla tutuşmak üzere olan çorabı söndürerek derin bir nefes çektim.<br />
Çorapta oluşmuş olan kuş gözü büyüklüğündeki deliğin bisiklete binerken büyüyerek topuğumdan kıçıma kadar kaçmamasını arzu ederken bir yandan da deliğe bir adet ten rengi oje ile ilk yardım yaptım. Tedirgin bir şekilde bisiklete binerken Japon bey&#8217;in gözlerini benden alamadığı yalanıyla kendimi avuttum ki adamın bisiklete binerken gözlerini ne kadar benim üstümde tutacağı ise malumdur&#8230;<br />
Kilotlu çorap denilen aksesuar ile pek arası olmayan hatta her giydiğinde ya çorabı patlatan, kaçıran ya da yakan bir kadın olarak şunu tespit ettim: Ne kıl tüy yoldurma, ne kuaförde geçirilen onca işlem; kadınlar için en büyük işkence kilotlu çoraptır. Hatta ve hatta kilotlu çorap, çağın vebasıdır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/corap-yanar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böğürtlenli Reçel</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/bogurtlenli-recel/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/bogurtlenli-recel/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 May 2009 20:30:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[problem]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Hiç bitmeyeceğini düşünmüştüm. İnsanım ve zaten öyle olmak zorundayım. Bu yüzden yanıldım.
Şimdi yolları ayırma vakti&#8230; Nereye gideceğimi bilmesem de; sırtımı güvenle ona yaslamaktan dolayı kendi ayaklarım üstüne durmayı unutmuş olsam da kendi yolumda yürüme zamanı&#8230;
Kahve keyfimizden kalma fincanlar hala tezgahın üstünde; sarılarak uyuduğumuz yine aynı kanepe üzerinde senle geçen son geceyi aratacak bi huzursuzluk hakim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hiç bitmeyeceğini düşünmüştüm. İnsanım ve zaten öyle olmak zorundayım. Bu yüzden yanıldım.<br />
Şimdi yolları ayırma vakti&#8230; Nereye gideceğimi bilmesem de; sırtımı güvenle ona yaslamaktan dolayı kendi ayaklarım üstüne durmayı unutmuş olsam da kendi yolumda yürüme zamanı&#8230;<br />
Kahve keyfimizden kalma fincanlar hala tezgahın üstünde; sarılarak uyuduğumuz yine aynı kanepe üzerinde senle geçen son geceyi aratacak bi huzursuzluk hakim. Belki bir daha aynı huzuru hiç bulamayacağım ve burnumda hep aynı koku ile viran eylenmiş şu hayatımda gayesizce hep o huzuru arayacağım. Bu saatten sonra umurumda değil.<br />
Benim bütün derdim kendimle. Pamuk ipliğine bağlı şu hayatımın etrafını koza misali örmeye çalışıyorum. Onu da buna dahil etmeye çalıştım ama olmadı.<br />
<em>&#8220;Zaman herşeyin ilacıdır ve sandığından daha da hızla akıp gider&#8221;</em> dediler; zira bu hızda hareket etmeye mecalim yok&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/bogurtlenli-recel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uçan kadın</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/ucan-kadin/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/ucan-kadin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2009 19:30:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[fulya ve devrim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Pazartesi günü Japon bey ile Güzel Sanatlar Fakültesi&#8217;nde açılan ve fakültenin öğrencilerinin Paris gezisindeki gözlemlerini anlatan Paris sergisine gittik. Fulya ile önceden sözleştiğimiz halde bir türlü bulamadık. Haklı olarak bulamadık çünkü kendisi ne yerde idi, ne de gökte&#8230; Adeta çizgi filmlerde resmedilen üzerine çarşaf atılmış hayaletler gibi havalarda uçarak süzülüyordu.
&#8220;Bir dakika gelsene&#8221; dedi bana ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pazartesi günü Japon bey ile Güzel Sanatlar Fakültesi&#8217;nde açılan ve fakültenin öğrencilerinin Paris gezisindeki gözlemlerini anlatan Paris sergisine gittik. Fulya ile önceden sözleştiğimiz halde bir türlü bulamadık. Haklı olarak bulamadık çünkü kendisi ne yerde idi, ne de gökte&#8230; Adeta çizgi filmlerde resmedilen üzerine çarşaf atılmış hayaletler gibi havalarda uçarak süzülüyordu.<br />
<em>&#8220;Bir dakika gelsene&#8221;</em> dedi bana ki biz, rahat insanlar olduğumuz için böyle gizliden gizliye konuşmamız yoktur. İşkillendim. Koca yeşil gözlerini daha da çok açtı yanlız kaldığımızda. Pembe dudakları kulaklarına kadar adeta bir yay misali gerilmiş. Gözlerimin için baktı ve bir kadın olarak beni de can evimden vuran şu tek kelimeyi söyledi:</p>
<blockquote><p>Hamileyim.</p></blockquote>
<p>-Doğal olarak- bunun esasında bir kadına nasıl bir haz verdiğini bilemiyorum fakat ben dahi işittiğim ilk dakikadan itibaren zamanın donup, tüm mekanın bizim etrafımızda döndüğünü hissettim. Ben bu mucizevi olaya yakınen tanıklık edecekken kim bilir Fulya dakika dakika büyüdüğünü içinde hissedecekken neler düşünecek?<br />
Çocuk doğurasım geldi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/ucan-kadin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kokulu mendil</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/kokulu-mendil/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/kokulu-mendil/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2009 21:12:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>
		<category><![CDATA[lumen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[ Günlerdir hastayım. Japon bey&#8217;in ebeveynlerinin Balkanlar&#8217;dan gelen soğuk hava yüzünden üşütmesi sonucu Titan saadet zinciri misali birinden bir diğerine soğuk algınlığı aktarıldı. En sonunda da beni de bir örümcek misali ağına çekerek kendine yem etti.
Ne zaman hasta olsam öle yazmış gibi davrandığımdan huysuz, çekilmez bir insan oluyorum. Adeta popomdan yapıştırılmışcasına koltuğuma oturup altıma işeyene ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="tt-flickr tt-flickr-Small" title="Lumen 3" href="http://www.flickr.com/photos/devanear/3198091719/"><img class="alignleft" src="http://farm4.static.flickr.com/3097/3198091719_5d7f67be64_m.jpg" alt="Lumen 3" width="160" height="240" /></a> Günlerdir hastayım. Japon bey&#8217;in ebeveynlerinin Balkanlar&#8217;dan gelen soğuk hava yüzünden üşütmesi sonucu Titan saadet zinciri misali birinden bir diğerine soğuk algınlığı aktarıldı. En sonunda da beni de bir örümcek misali ağına çekerek kendine yem etti.</p>
<p>Ne zaman hasta olsam öle yazmış gibi davrandığımdan huysuz, çekilmez bir insan oluyorum. Adeta popomdan yapıştırılmışcasına koltuğuma oturup altıma işeyene ya da açlıktan bayılana kadar kalmıyorum. Çevremde duyacak kimse olmasa bile bir ritüel misali <em>&#8220;ay, ıh&#8221;</em> sesler çıkarıp burnumu çekiyorum.<br />
Hal böyle olunca Lumen&#8217;i de ihmal ediyorum. Kaçan kovanlanır mantığıyla bu yakışıklı erkeği ihmal ettiğim için kendisi de beni ilgiye boğuyor bu gibi durumlarda.</p>
<p>Evimin erkeği bütün gece durup dururken <em>&#8220;nanneeeeğm&#8221;</em> diyerek koşup öpücüklere boğup kaçtı. Az önce tam burnumu silip mendilimi koltukta yanıma koymuştum ki sevgiye boğdu beni kuzu. Mutluluk sarhoşu olmuştum ki burnumun aktığını fark ettim. Koltuktan mendili alıp sildiğim esnada Lumen&#8217;in beni öperken o beyaz taşşaklarını mendilimin üstüne koymasından mütevellit mendilden gelen kesif çiş kokusuyla burnumun direğini hissetmem bir oldu.<br />
Anladım ki burnum koku almaya başlamış. İyileşiyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/kokulu-mendil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baharatlısı iyiydi</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/02/baharatlisi-iyiydi/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/02/baharatlisi-iyiydi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2009 19:09:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[selo ve fiko]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Anneannem ve dedem çok şahsına münasır insanlardır. Kendime has olan über-çekilmez huysuzluğumun temellerimi onlardan aldığımı söyleyebilirim. Her emekli gibi onlar da 24 saat aynı evde olmanın verdiği iç sıkıntısıyla birbirlerine sardırır ki ortaya yeme de yanında yat kıvamında kavgalar çıkar:
Gecenin 11&#8242;inde çalan telefonun sesiyle irkilmiştik. İrkilmiştik çünkü özellikle bu saatlerde çalan sesiyle irkiliriz çünkü saat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anneannem ve dedem çok şahsına münasır insanlardır. Kendime has olan über-çekilmez huysuzluğumun temellerimi onlardan aldığımı söyleyebilirim. Her emekli gibi onlar da 24 saat aynı evde olmanın verdiği iç sıkıntısıyla birbirlerine sardırır ki ortaya <em>yeme de yanında yat</em> kıvamında kavgalar çıkar:<br />
Gecenin 11&#8242;inde çalan telefonun sesiyle irkilmiştik. İrkilmiştik çünkü özellikle bu saatlerde çalan sesiyle irkiliriz çünkü saat 10&#8242;dan sonra çalan telefonlarda <em>&#8220;Bu saatten sonra acil birşey olmadıkça aranmaz.&#8221;</em> mantığını güden annem huysuzlanır. İrkiltir&#8230;<br />
Telefondaki ses, anneannemindi: <em>&#8220;Hemen gelin.&#8221;</em> dedi.<br />
Anneanneme ye da dedeme birşey olduğu endişesiyle ve bu endişeden doğan stresten dolayı kakanın karnımızı sıkıştırmasıyla onlara gittik.<br />
Gittiğimizde ikisinde de surat iki karıştı. Küsmüşlerdi.<br />
Daha ne olduğunu anlayamamışken iki ayrı kase geldi önümüze. Ağzımızı  bile açmaya fırsat bulamamışken gecenin kilit sorusu soruldu:<br />
<strong>&#8220;Hangi zeytin daha güzel?&#8221;</strong><br />
Gecenin o saatinde sıcak evinden yürek pırpırlanması ile kalkıp gelmiş olmamızın aptallağını henüz atamamışken anneannem kavganın çıkış noktasını açıklayarak bizi nurlara gark eder:</p>
<blockquote><p>Deden pazara gittiğinde bir kilo zeytin aldı. Ben yarısını limon ve zeytinyağlıyaptım. O ise, baharat ve zeytinyağlı yaptı. Bir türlü anlatamadım limonlunun daha güzel olduğunu&#8230;</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/02/baharatlisi-iyiydi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın en tatlı şeyi</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/01/dunyanin-en-tatli-seyi/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/01/dunyanin-en-tatli-seyi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2009 18:48:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[lumen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[ İtiraf etmeliyim ki ben de etrafta görüp yadırganan, anlaşılmayan ve hatta salak yerine konan, kedisini çocuğu sanan kadınlardanım. Bu zat-ı muhteremin adı Lumen. Kendisi evimin erkeği olmakla beraber 4 haftalıkken geldiği evimde daha kanepeye çıkamıyorken olduğu gibi her yeri feth edip gayet ataerkil hegomonik bir iktidar kurmuştur. Sadece benim evimde iktidar kurmak yetmedi&#8230; Kedilere karşı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="tt-flickr tt-flickr-Small" title="Lumen 2" href="http://www.flickr.com/photos/devanear/3198938024/"><img class="alignleft" src="http://farm4.static.flickr.com/3340/3198938024_d64d6d659d_m.jpg" alt="Lumen 2" width="160" height="240" /></a> İtiraf etmeliyim ki ben de etrafta görüp yadırganan, anlaşılmayan ve hatta salak yerine konan, kedisini çocuğu sanan kadınlardanım. Bu zat-ı muhteremin adı Lumen. Kendisi evimin erkeği olmakla beraber 4 haftalıkken geldiği evimde daha kanepeye çıkamıyorken olduğu gibi her yeri feth edip gayet ataerkil hegomonik bir iktidar kurmuştur. Sadece benim evimde iktidar kurmak yetmedi&#8230; Kedilere karşı fobisi olan annemi de baştan çıkartarak kendine aşık etti bu adam. Kaçınılmaz olarak annem de evine hükmetmesi için bir prenses buldu&#8230;<br />
Kendisi ile aşkımız daha ilk görüşte başlamıştı. Kendisi yerde yatıp beyaz göbeğini göstere göstere dönmüştü ki o anda kafamda şimşek çaktı: <em>&#8220;İşte bir erkekte aradığım şey bu ulan!&#8221;</em> dedim ve o saatten sonra evimin erkeği olmasına karar verdim.<br />
Kendisi de onu kucağıma aldığımda <em>&#8220;Maauvouv vovovov!&#8221;</em> gibi tepkiler vermişti ki bir kez daha aşık etmişti kendisine beni ama sonradan idrak ettim ki kendisi henüz bir öbek boktan bile küçük olduğu için kucağımı yüksek bulduğundan dolayı korkmuştu da bu tepkiyi vermişti&#8230;<br />
Sonradan aramızdaki bu derin aşktan ileri gelen bir annelik durumu oluştu. Öyle derin bir sevgi besledik; öyle sevgiye boğduk ki birbirimizi evlenmeye çalışan gavur çiftler misali birbirmizin dilini öğrenmeye başladık. Kendisi mükemmel şekilde <em>annem, mama</em> ve <em>ı ıh</em> kelimelerini söylerek dilimizi konuşmaktadır. Ben ise onun anladığı dili konuşmak adına ısırarak oyun oynamayı öğrenmiş bulunmaktayım.<br />
Şahsen ben gayet brutal bir sounda sahip insanımdır. Birçok kişiden benim için ilk izlenim olarak iceberg benzetmesi yapmıştır. Ayriyetten karizmamla ve moda ikonu olmamla (!) ortamlarda nam salmışmdır ama gel, gör ki ev halimiz hiç öyle değil. Gecenin bir yarısı ayağımın bir adet pembe, yumuşacık pati ile dürtülmesiyle kalkıp 15 adımlık evde önce Lumen, arkada ben kovalamaca oynayabiliyorum kendimi şaşırıp. Hastalıktan kırılırken ve hatta öle yazmışken Lumen göbeğini gösterdi diye yerinden kalkıp <em>&#8220;Ooooooh! butlara bak butlaraaaaaaa. Meme mi bunlar?&#8221;</em> şeklinde sevgi gösterilerinde bulunabilecek kadar kendimi kaybettiğim zamanlar da oluyor. Anneliktendir diyip kendimi aptallığıma karşı avutuyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/01/dunyanin-en-tatli-seyi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
