May
13

Fotoselli ezan

Uzun zamandır Lumen, her sabah daha Güneş tepeye yükselmeden beni uyandırıyor. Uyandırmak için üstüme zıplamak, yorganı yoğurmak, bağırmak, çığırmak, miyavlamak ya da beni delirtene kadar tuvaletindeki kumu eşelemek gibi muhtelif yöntemleri kullanıyor. Zaten oldum olası tilki uykusu uyuyan bir insanım ki kullandığı yöntemler üzerimde nihai sonuca vardığında kalkıp salona gitmek için ilk adımı attığımda ezan okunuyor. Kolunda saati bile yokken hiç sektirmeden ezanı denk getirebilmesi beni ziyadesiyle korkutuyor…
Kedim bile “İmana gel!” diyor da ben, “Boşver şimdi imana gitmeyi. Gel şurda iki tek atalım.” diyorum.

30° Pamuklu ,

Feb
18

Mesaj kaygılı duş başlığı

Üçüncü kez bana aynı şeyi yapıyor. Artık bu zulüme dayanacak takatim kalmadı…
Duş sonrasında tam da suyu kapatırken zaten buz gibi suyla yıkanmış olmamdan kelli tüm damarlarımın açılmasının yanı sıra sinir tellerim de gerilmişken duş başlığı kelepçesinden kurtularak kafama düşüyor. Tepeden yemiş olduğu buz gibi su ile uluşmuş beynim, umarsızca bir darbe de duş başlığından yemesiyle sarsılarak kendi tasının içinde tepe taklak oluyor…
Tanrım, benim kabahatim ne ki bana mesaj kaygısı güden ve ayar verebilen bir duş başlığı bahşettin?

30° Pamuklu

Jan
24

Brütal teyzeler

Öyle bahtsız bi insanım ki menepozundan sonra sinirsel olarak über-brütal bi hal almış teyzelerin hepsi bana denk geliyor.
Geçen kış yüncüde yün ararken (Bu arada piyasa bi şanım var. Bundan sonra bahsetmeliyim.) kapıdan girmekte olan kişi beni kenara sıkıştırdığı için bir adım gerilemek zorunda kalmıştım. Farkında olmayarak çantamın ucu teyzenin yumurta kafasına değivermiş. Teyze bana öyle bir höykürdü ki bir an için türbanın pençeleriyle yırtıp içindeki Hulk’ı çıkaracak sandım. “Vay efendim, sen neden dikkat etmiyorsun da? Ben arkaya domalaraktan yün arıyordum da, ya gözlüğüme geleydi. hiç terbiye kalmamış bu gençlikte. Çok terbiyesizleşti bu gençlik…”
Geçen sabah da Japon bey‘le atölyeye gitmek için minibüse binmiştik. Bir, iki durak ötede insanlar inmek için hareketlenmeye başladılar ki yanında ayakta dikilmekte olduğum yerden bitme olduğundan dolayı oturduğunu mu yoksa ayakta mı durduğunu anlayamadığım teyze, tüm yol boyunda kendisini denizanası gibi yaydıktan sonra yanımda inebilmek için huzursuzlanmaya başladı. Kendisi inmek için huzursuzlanıp beni iterken, arkamdan gelip yanımdan geçerek inmeye çalışan insanlar yüzünden daha da huzursuzlandım. Teyze bana bakarak beşinci kez: “Müsade idir misigniz?” dediğin terslenerek: “İnsanlar indikten sonra size de yol vereceğim.” dedim ki demez olaydım… “Ben sağa dimedim ki… Şüfüre didim…” diyerek beni tersledi…

30° Pamuklu ,