<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GWEN + cats</title>
	<atom:link href="http://blog.gwenandcats.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.gwenandcats.com</link>
	<description>Bir halk kahramanıdır...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 13 May 2012 20:45:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>şehir kandırıyor</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/05/sehir-kandiriyor/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/05/sehir-kandiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 May 2012 20:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Höykürük]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Caddelerden sekerek geçiyorum. İnsan idrarı ile bulanmış ve köpek bokuyla kaplanmış caddelerden –mecburiyetten- sekerek geçiyorum. İnsan idrarı ile sulanan ve köpek boku ile gübrelenerek yeşerilmeye bırakılan bir şehirden iyi şeyler yetişmesini beklemek imkansız. Paris, dışı güzelce boyanmış, içi boş bir plastik gibi. Kandırıyor bizi. Duygularımızı sömürüyor yumuşak karnımıza vurarak. Onun topraklarından yükselen canavar, romantik aşk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://farm8.static.flickr.com/7242/7190020490_084bf83bc0_m.jpg' class='alignleft'alt=''/>Caddelerden sekerek geçiyorum. İnsan idrarı ile bulanmış ve köpek bokuyla kaplanmış caddelerden –mecburiyetten- sekerek geçiyorum. İnsan idrarı ile sulanan ve köpek boku ile gübrelenerek yeşerilmeye bırakılan bir şehirden iyi şeyler yetişmesini beklemek imkansız.<br />
Paris, dışı güzelce boyanmış, içi boş bir plastik gibi. Kandırıyor bizi. Duygularımızı sömürüyor yumuşak karnımıza vurarak.<br />
Onun topraklarından yükselen canavar, romantik aşk şarkılarıyla hipnotize ediyor hepimizi. İnanıyoruz ki orada yaşayan herkes Eiffel etrafında Fransız şarkıları çalan küçük kahve dükkanlarında karşılıklı kahve içen, yağmurlu bir günde bile güzel görünmeyi başarabilen bu şehirde Fino köpeğini geziren mutlu insanlar var.<br />
Oysa ki o cafelerin hepsi insanları kazıklama aşkıyla yanıp tutuşur; yağmur şehrin üstündeki tabakayı akıtarak altındaki kokuşmuş manzarayı ortaya çıkarır; köpekler itaatkar ve yalakadır.<br />
Herkes bir yere yetişmek zorunda olmanın mutsuzluğunu yaşıyor.<br />
Metrodaki insanların yüzleri gergin.<br />
<strong>Trenler bu kadar güzelken metro nasıl bu kadar berbat olabilir ki?</strong></p>
<p style="text-align: right;"><small>17 Nisan 2012<br />
Paris</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/05/sehir-kandiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yanlışlık</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/05/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/05/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2012 19:36:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[Kollarım ağır geliyor bana. Kollarım bedenim için fazla uzun. Onun boynuna saramazsam kollarımı koyacak yer bulamayacağım. Kalbimden çıkarıyorum onu. Orası koca bir boşluk. Kuş koyuyorum ellerimle o koca yere. Kuş ölüveriyor. Niceleri orada ölüverdi yanlışlıkla. O, bir yanlışlık olamayacak kadar güzel oysa ki. Beni sevmezse ölmem ama çıldırabilirim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kollarım ağır geliyor bana. Kollarım bedenim için fazla uzun. Onun boynuna saramazsam kollarımı koyacak yer bulamayacağım.<br />
Kalbimden çıkarıyorum onu. Orası koca bir boşluk. Kuş koyuyorum ellerimle o koca yere. Kuş ölüveriyor. Niceleri orada ölüverdi yanlışlıkla. O, bir yanlışlık olamayacak kadar güzel oysa ki.<br />
Beni sevmezse ölmem ama çıldırabilirim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/05/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ayaklar&#8230; ayaklarımız&#8230;.</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/04/ayaklar-ayaklarimiz/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/04/ayaklar-ayaklarimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 18:18:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Ayaklarım bana ait değil. Ağrımakta öyle ısrarcılar ki söz geçiremiyorum bir türlü. Adeta var olmayan bir ülkenin bağımsızlık mücadelesi veren kralı gibiler. Çektiği zulümden örselenmiş, ezilmiş, yılmış ama naif ve bir o kadar da ısrarcı duruşundan hiç bir şey kaybetmemiş. Görmezden gelindikçe varlığını kanıtlamak için her türlü çirkefçe yola başvuruyorlar. Ayaklarım çok ağrıyor özetle. 18 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayaklarım bana ait değil. Ağrımakta öyle ısrarcılar ki söz geçiremiyorum bir türlü.<br />
Adeta var olmayan bir ülkenin bağımsızlık mücadelesi veren kralı gibiler. Çektiği zulümden örselenmiş, ezilmiş, yılmış ama naif ve bir o kadar da ısrarcı duruşundan hiç bir şey kaybetmemiş.<br />
Görmezden gelindikçe varlığını kanıtlamak için her türlü çirkefçe yola başvuruyorlar.<br />
Ayaklarım çok ağrıyor özetle.</p>
<p style="text-align: right;"><small>18 Nisan 2012<br />
Amsterdam</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/04/ayaklar-ayaklarimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ihtirasın esiri</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/04/ihtirasin-esiri/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/04/ihtirasin-esiri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 18:14:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[Adamın her hareketini izliyorum otobüs terminalinde. Gülümsüyorum. O da bana gülümsüyor ürkekçe. Okşuyor. Sandalyeleri, masaları okşuyor. Konuşuyor onlarla. Seviyor onları. Gittiğim her yerin delisiyle tanışmak benim için bir gelenek gibi adeta. Elinde koskoca çiçek saksısı taşıyanlar, arkamdan yaklaşıp kulağıma çığlık atanlar, minibüsü savaş müfrezesi zannedenler, pantolonunun içinde top saklayıp doğum sancısı çektiğini edenler… Estonya’nın da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://farm6.static.flickr.com/5342/6964166304_5215da4f55_m.jpg" alt="" />Adamın her hareketini izliyorum otobüs terminalinde. Gülümsüyorum. O da bana gülümsüyor ürkekçe. Okşuyor. Sandalyeleri, masaları okşuyor. Konuşuyor onlarla. Seviyor onları.<br />
Gittiğim her yerin delisiyle tanışmak benim için bir gelenek gibi adeta.<br />
Elinde koskoca çiçek saksısı taşıyanlar, arkamdan yaklaşıp kulağıma çığlık atanlar, minibüsü savaş müfrezesi zannedenler, pantolonunun içinde top saklayıp doğum sancısı çektiğini edenler… Estonya’nın da en delisini ben buldum. En yakın çocukluk arkadaşımın evlenip çocuk sahibi olamadığı için çırılçıplak kendini denize attığı söylemiş miydim?<br />
O, seviyor. Sandalyeleri, masaları seviyor. Neden bunu yaptığını bilmeden, neden bunu yaptığını sorgulamadan yapıyor bunu.<br />
Ben, her insan gibi bana ait olmayan/olamayan hiç birşeyi ya da hiç kimseyi sevemiyorum. Sahip olmak istiyoruz. Hükmetmek istiyoruz. Bunun için bitmek bilmez hırslarımız var. Sahip olamadıklarımız ise bize kötü, bize yabancı.<br />
Kimileri duygularının yularını ellerinden salıp duygularının onu yönetmesine izin verirken kimileri ise ihtirasının esiri. İşte böyle.</p>
<p style="text-align: right;"><small>15 Nisan 2012<br />
Barcelona</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/04/ihtirasin-esiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadın, adam ve balık</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/03/kadin-adam-ve-balik/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/03/kadin-adam-ve-balik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 19:06:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[fasalite]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Saatlerimizi ileri alalım.&#8221; dedi. Bahar geliyordu. Tıpkı sonbaharın yerini kışa bıraktığı gece olduğu gibi kışın yerini baharın aldığı gece de yine o barda karşılıklı oturuyorduk. Günler günleri kovalıyordu; aylar bir sonrakine yerini devrediyordu ve mevsimler değişiyordu. Oysa ki ben elimde olsa saatimi ileri almak yerine mevsimleri onunla geriye sarmak isterdim. &#8220;Birşeyler farklı olmalı.&#8221; demiştim içimden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<em>Saatlerimizi ileri alalım.</em>&#8221; dedi. Bahar geliyordu. Tıpkı sonbaharın yerini kışa bıraktığı gece olduğu gibi kışın yerini baharın aldığı gece de yine o barda karşılıklı oturuyorduk. Günler günleri kovalıyordu; aylar bir sonrakine yerini devrediyordu ve mevsimler değişiyordu. Oysa ki ben elimde olsa saatimi ileri almak yerine mevsimleri onunla geriye sarmak isterdim.<br />
&#8220;<em>Birşeyler farklı olmalı.</em>&#8221; demiştim içimden yağmurlu bir gecede yağmur altında konuşuyorduk. Doğamız gereği saçmaydık.<br />
Sonra bir barda bir masada oturuyorduk. Öğrencilerin çizdiği resimler vardı duvarlarda. Çokça cinselliklerini kusmuşlardı duvara. Ve isimler. Hangi ülkeden oraya geldiklerini tahmin edememe sebep olan isimler yazmışlardı duvara. Masa küçüktü. Mecburiyetten yakındık birbirimize. Masanın üstünde, tam da aramızda <strong>tütsülenmiş bir balık</strong> duruyordu.<br />
Onun gerçekten aklını kaçırmış olduğunu biliyordum ama bara elinde şeffaf poşet içinde koca bir balıkla gelebilecek kadar delirdiğini fakat buna rağmen bu deliliğin de üzerinde bu kadar iyi durabileceğini tahmin etmiyordum.<br />
İncelerken balığın kuyruğunu kopardık. Güldük. Çok Güldük. Onun gözlerine baktım. Birbirimizin gözlerine baktık. Yine asırlar boyunca bakıştık.<br />
Hava yağmurluydu. Elinde poşet içinde bir balık vardı. Güzel bir geceydi. Seviyordum. Bahar gelmişti. Ben üzülmüştüm. O hiç bir şeyin farkında değildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/03/kadin-adam-ve-balik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dedim ki O&#8217;na</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/03/dedim-ki-ona/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/03/dedim-ki-ona/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 21:20:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Böğrüne oturan bir öküz. O hissin nasıl olduğunu iyi biliyorum. Ona dair her hangi bir şey, bir iz, bir ses, bir nefese rastladığında boğazına yapışıp canına kasteden ve sana nefes aldırmacasına sıkan iki eli hissetmenin ne demek olduğunu da öğrendim. Her sabah o iki el değil de sanki yedi cihan boğazıma yapışıyor. &#8220;Keşke?&#8221; ve &#8220;acaba&#8220;larla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://farm7.static.flickr.com/6111/7000745807_20344fd2e2_m.jpg" alt="" />Böğrüne oturan bir öküz.<br />
O hissin nasıl olduğunu iyi biliyorum. Ona dair her hangi bir şey, bir iz, bir ses, bir nefese rastladığında boğazına yapışıp canına kasteden ve sana nefes aldırmacasına sıkan iki eli hissetmenin ne demek olduğunu da öğrendim.<br />
Her sabah o iki el değil de sanki yedi cihan boğazıma yapışıyor. &#8220;<em>Keşke?</em>&#8221; ve &#8220;<em>acaba</em>&#8220;larla kendimi oyalarken aslında düşündüklerimin ve hatta hissettiklerimin imkansız olmasının verdiği düş kırıklığı kalıyor avucumda. Hayal ediyorum ve aslında kurduğum hayale böylesine kendimi kaptırmışken bunun imkansızlığı biliyorum ve yine de göz ardı ediyorum.<br />
<em>Aslolan hepsini aynı anda yaşıyoruz ve sadece gidiş yollarımız farklı ama aynı kapıya çıkıyor, sevgilim.</em><br />
Sonuçta bizden geriye iki düşük omuz kalmıyor mu?<br />
Ama hayat devam ediyor.<br />
Fark ediyorum ki günden güne içimdeki ona dair şeyleri bi kenara bırakıyorum. Bırakmak zorunda kalıyorum ve bunu idrak ettikçe kendimi yarım bir insan gibi hissediyorum. Duygularımın yarısını birisine bağışlamışım ya da miras bırakmışım ve yarım duygu ile oradan oraya savrulurken tutunmaya çalışıyorum. Başkalarına doğru savrulmaktan korkuyorum. Başka birine savrulmak istemiyorum. Hayatımın şarampole yuvarlanmasını yeğliyorum.<br />
Tanıştığımız sınıfta oturdum ve düşündüm. Kırmızı kazağı, çapa desenli düğmeleri ya da garip kol düğmeleri. Ve daha binlerce şeyi.<br />
Artık sözlerimizi tutmanın zamanı gelmedi mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/03/dedim-ki-ona/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sandviç</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/03/sandvic/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/03/sandvic/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Mar 2012 20:42:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[estonya]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Yerden tavana kadar camlarla kaplı bir cafede cam kenarında oturuyorum. Camla aradaki mesafe iki karış. Adeta hayatla aramdaki mesafe iki karış. Kendimi o camla izole edilmiş hissediyorum. Kendimi bir anda farkında olmadan çekip çıkarıyorum canlı olan herşeyin içinden. Zaman akıp giderken sanki ben o zamanın içinde durağanım. Çimenler aylarca süren karın esaretinden kurtulmaya başladı. Aylar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yerden tavana kadar camlarla kaplı bir cafede cam kenarında oturuyorum. Camla aradaki mesafe iki karış. Adeta hayatla aramdaki mesafe iki karış. Kendimi o camla izole edilmiş hissediyorum. Kendimi bir anda farkında olmadan çekip çıkarıyorum  canlı olan herşeyin içinden. Zaman akıp giderken sanki ben o zamanın içinde durağanım.<br />
Çimenler aylarca süren karın esaretinden kurtulmaya başladı. Aylar sonra ilk defa çimenleri görüyorum. Çimenleri izliyorum.<br />
Şehir her zamankinden daha beyaz, daha solgun geliyor gözüme. Uzak diyarlara dair bir filmi izliyorum adeta. Hiç gitmedğimiz, görmediğimiz ama izlerken aşina olduğumuz ve hatta ucundan kıyısından aidiyet hissetmeye meylettiğimiz bir diyar. Her şey çok uzak. Her şey çok yakın. Her şey çok sahte. Her şey çok gerçek.<br />
Yaşıyorum.<br />
Ben yaşıyorum.<br />
Önümde karmakarışık bir sandviç. Bu sefer benim kafam karışık, hem de sandviç kadar.<br />
Sağ elimde parlayan bir taşın verdiği ağırlık. Sol yanımda acıyan bir kalbin verdiği ağırlık.<br />
Hiç sol yanınıza felç insin istemiş miydiniz?<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=ydydgGjlcLA&#038;context=C33df9d7ADOEgsToPDskJ9TgsMvie9p5rc1HkpZajS" target="_blank"><strong>youtube</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/03/sandvic/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karmaşık</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/02/karmasik/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/02/karmasik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 12:39:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Evini gezdiriyor bana. &#8220;Eğer kalmaya karar verirsen şurası odan olacak.&#8221; diyor bana. Odaya bakmak bile aklıma gelmiyor. Kapıları açıp kapatıyor. Diğer odaları gösteriyor. Ev arkadaşlarıyla tanıştırıyor. Kimin umurunda? Suntadan bozma mutfak tezgahına yaslanmış beraber sıcak şarap içerken karar veriyorum. Ben onu alıp başka bir gezegene kaçacağım. Kırmızı bir kazak giymiş. Gözleri dalgın ve mavi. Saçları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://farm8.static.flickr.com/7144/6806395415_1b653e2b57_m.jpg" alt="" />Evini gezdiriyor bana. &#8220;<em>Eğer kalmaya karar verirsen şurası odan olacak.</em>&#8221; diyor bana. Odaya bakmak bile aklıma gelmiyor. Kapıları açıp kapatıyor. Diğer odaları gösteriyor. Ev arkadaşlarıyla tanıştırıyor. Kimin umurunda? Suntadan bozma mutfak tezgahına yaslanmış beraber sıcak şarap içerken karar veriyorum. Ben onu alıp başka bir gezegene kaçacağım.<br />
Kırmızı bir kazak giymiş. Gözleri dalgın ve mavi. Saçları yine karışık. Hep karışık. Kafam karışık.<br />
Uzun zamandır cevabını aradığım bir sorunun yanıtını bulmuş gibiyim. Tekrar dönüp bakamayacak kadar yorgun, zafer kazanmış, yılgın, bir o kadar da huzurlu ama &#8220;<em>ya sağlamasını yaptığımda yanlış çıkarsa?</em>&#8221; korkusu içindeyim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/02/karmasik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırık</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/kirik/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/kirik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 20:33:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Kapı çaldı. Pek dikkate almadım. Baktım, girmiş içeri. Tanımıyordum bile. Üstü, başı kir pas. Üstü, başı savruk. Üstü, başı üzülmüş. Ayakkabılarıyla girmiş içeri. Yerler çamur, çer, çöp. Ne varsa içeri taşımış. Beklentilerini taşımış. Yaşanmışlıklarını taşımış. Üzüntüsünü taşımış. Leş gibi üzülmüş. Çöktü mutfaktaki derme, çatma masaya. Kalbini gösterdi bana. &#8220;İşte tam buradan kırdılar.&#8221; dedi. Çay koydum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kapı çaldı. Pek dikkate almadım. Baktım, girmiş içeri. Tanımıyordum bile.<br />
Üstü, başı kir pas. Üstü, başı savruk. Üstü, başı üzülmüş. Ayakkabılarıyla girmiş içeri. Yerler çamur, çer, çöp. Ne varsa içeri taşımış. Beklentilerini taşımış. Yaşanmışlıklarını taşımış. Üzüntüsünü taşımış. Leş gibi üzülmüş.<br />
Çöktü mutfaktaki derme, çatma masaya. Kalbini gösterdi bana. &#8220;<em>İşte tam buradan kırdılar.</em>&#8221; dedi. Çay koydum içi çaydan leke olmuş seramik fincana. &#8220;<em>Sen içedur.</em>&#8221; dedim.<br />
Aldım kalbini. Yıkadım, pakladım. Kiri, pisi aktı. Silkeleye silkeleye kuruttum. Kırığını yapıştırdım.<br />
&#8220;<em>Al bunu.</em>&#8221; dedim. &#8220;<em>Al bunu. Yerine koy ama dikkat et, aynı yerden kırmasınlar.</em>&#8221;<br />
Sevindi gariban.<br />
Çayını içmemiş. Lavaboya döktüm, gitti. Ondan son kalan şey de böylelikle gitti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/kirik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tanrı&#8217;dan mesaj</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/tanridan-mesaj/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/tanridan-mesaj/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[estonya]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Birşeyi çok istediğimizde evrenin bizim için çalışacağına ve dolayısıyla isteğimizin gerçekleşeceğine inanacak kadar altyapısız bir romantiklik içinde değilimdir fakat kendimi istemekten alıkoyamıyordum ve bunun çabamın karşılığında Tanrı&#8217;dan tek bir işaret beklemiştim günlerce. Rus Pazarı&#8217;nda oturmuş, düşünüyordum. Öyle ya, ne zaman biraz nefes almaya ihtiyacım olsa kendimi orada buluyordum ve görünüşe bakılırsa bu aralar pek nefes [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birşeyi çok istediğimizde evrenin bizim için çalışacağına ve dolayısıyla isteğimizin gerçekleşeceğine inanacak kadar altyapısız bir romantiklik içinde değilimdir fakat kendimi istemekten alıkoyamıyordum ve bunun çabamın karşılığında Tanrı&#8217;dan tek bir işaret beklemiştim günlerce.<br />
Rus Pazarı&#8217;nda oturmuş, düşünüyordum. Öyle ya, ne zaman biraz nefes almaya ihtiyacım olsa kendimi orada buluyordum ve görünüşe bakılırsa bu aralar pek nefes alamıyordum. Meyve ve sebze tezgahlarının arasında dolaşıp, et reyonlarında yeterince midemi bulandırdıktan sonra şehrin en ucuz kahvesini satan cafede düşüncelere dalıyordum. Yine komadan sonraki ilk nefes gelen kahve molamda Tanrı ile tek bir işaret için karşılıklı pazarlık ediyordum adeta. Umutlanmakla umutlanmamak arasında bir noktadaydım.<br />
Gerçek bir Noel görmek ümidiyle Tallinn&#8217;e doğru hareket ettiğimiz sabah günışığı bizden çok uzaklardayken şakayla karışık pazarlığımı yenilemiştim. İçimde umuttan en ufak bir kırıntı dahi yokken içimdeki fırtınaya karşı koyamadan sürüklenmemden ötürü bu tatsız şakayı sürekli yeniliyordum.<br />
Tallinn&#8217;de trenden indiğimizde istasyon çok tanıdıktı ama yeni yeni aydınlanmaya başlayan sabaha aşina değildim. <a href="http://blog.gwenandcats.com/2011/11/kar-tanesi/" target="_blank">Daha önce de sabahı burada selamlamıştım</a> ama &#8220;<em>Birşeyler eksik.</em>&#8221; demekten kendimi alamıyordum.<br />
Benim için birşeyler eksik ve doğasıyla farklı iken diğer insanlar için her sabahki rutininden farklı değildi. Gergin bir yaydan fırlamış misali işine doğru yol alan insanların dalgınlığı, şehrin vahşi sesleri, ciğer yakan yağ kokusu, Rus pazarının gürültüsü&#8230; Herşey yerli yerindeydi.<br />
Yüzüm Rus pazarına dönükken hiç de aşina olmadığım, istasyonun o ritmini bozan bir ses çalındı kulağıma derinlerden.<br />
Ses, giderek yaklaştı. Küçük bir valizdi. İstasyonun taşlarının üzerinde tekerlekleri sanki evrenin en yüksek ve ritmik sesini çıkarıyordu. Kahverengi pardesü giymiş ince, uzun bir genç adam çekiyordu valizi. Ruslara has bir kalpak giyiyordu. O&#8217;ydu.<br />
Siyah-beyaz fotoğraf karesi naifliğinde hatırladığım o saniyeden sonra tütün standının önünde durduk. </p>
<blockquote><p>-Günaydın, bayım!</p></blockquote>
<p>Yine aynı koca gülümsemeyi görerek başlamıştım güne ve işte o zaman o mekana dair herşey Tanrı&#8217;dan gelen müthiş bir işaretle beraber tamamlanmış olmuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/tanridan-mesaj/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

