Feb
5

Çokomel

ÇokomelMerhaba;
Ben Gwendolyn. Yirmili yaşlarımdayım. Eskişehir’de yaşıyorum ve ben bir Çokomel bağımlısıyım.
Çokomel’le ilk tanışıklığım Recep Amca’nın bakkalında gerçekleşti. Renkli ve pırıltı kağıtlarıyla gözümü alan çokomel kısa zamanda “Yemeğini yiyen çocuklara yemekten sonra çikolata var.” felsefesinin yılmaz bir bekçisi olan annem için bir kurtarıcı idi. Yemeğini yiyen semiz bir çocuk olarak kimi geceler yemekten sonra Çokomel ile ödüllendirildim. Şunu açıkça söyleyebilirim ki bu batağa girmemdeki en büyük pay anneme ait idi.
Ergenlik dönemimde ise Çokomel büyük bir dost olmuştu. Her zaman yanımda olan ve beni hiç üzmeyen bir dosttu o; ne zaman üzülsem, ne zaman mutlu olsam ona sarıldım ve sığımdım.
Önceleri tek tek yemek sonrası atıştırdığım Çokomeller giderek çoğaldı. sade ya da çilekli farketmeksizin -ben farkında olmadan- üçlü kutuydu, dokuzlu karton kutuydu derken çığ gibi çoğaldı.
Artık her bağımlının olduğu gibi bağımlısı olduğum şeyle mutlu olduğumu iddia ediyor; hatta ve hatta bunu asla gizleme ihtiyacı hisetmeksizin, adeta bunu ifşa edercesine tırnaklarımla düzleştirmiş olduğum pırıltılı ve renkli kağıtlarımı kitaplarımın arasında saklıyordum.
Bu bağımlılığı halen yenebilmiş değilim. Savaşıyorum… Helen mutsuz olduğumda ilk sarıldığım o… Ama inancımı yitirmedim…
İşte bu öykü, gençliğinin baharındayken pırıl pırıl bir gencin bir bağımlılığın ağına nasıl düştüğünün hikayesidir.
Bu bağlamda ailelere çok büyük görevler düşmektedir. Yavrularınızı sakınınız…

Pası böceğim verdi. Ortalayarak golü atmaları ümidiyle japonum, topraam aerom, ceset izleri ve esther‘e gönderiyorum…

Mimimalist ,

Jan
13

Mokornolu Çorba

Evim öyle soğuk ki ısınmak için soğuktan büzüşmüş dudaklarımla makarnalı çabuk çorba içiyorum. Soğuk günlerde çabuk çorba içmeyi seviyorum. Hem çabucacık oluyor, hem de psikolojik olarak ısınıyorum. Daha doğrusu ısındım diye kandırıyorum. Az önce bardağı masadan almak için elimi uzattığımda bardaktan yükselen dumaları gördüm ve hayranlık içerisinde çorbaya bakarak “Ohaaaa. Nasıl da dumanı tütüyor” dedim. Dedim demesine ama tüten dumanın bardaktan değil de bardağın arkasında duran tütsüden çıktığını anlamam çok zaman almadı. Bir anda bütün büyü bozuldu. Mayamda var salaklık sanırım…
Ayrıca koskoca Eskişehir’de bir tek benim sokağımda kalan bir öbekcik buz kütlesine bu sabah basmak suretiyle düşme teklifi atlatan bana moral alkışı istiyorum.
Sıradaki biloğ yazım, düşmekte olan Gwen’e çelme takarak yardım eden Japon bey‘e gitsin…

Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi , ,

Jan
10

Sucuk geğirtir

İtalyanca kursuna gidiyordum ve bayramın hemen öncesinde ilk kuru tamamlamıştım. Kurs ile 3 kurluk anlaşma yapmıştık ve haliyle bayram ertesinde kurstan arayıp “canımız, ciğerimiz, filoloji gurusu Gwen hanım, gelin de 2. kura başlayın.” demelerini bekliyorum ki bu bekleyiş biraz fazla uzun sürdü. Biraz fazla sürmesinden huylanarak kursa gittim ki dersler çoktan başlamış. Çok popüler ve sevilen bir kişilik olmamdan mütevellit bana haber vermeyi unutmuşlar. “Ben nasıl olsa geçen dersleri kolaycacık anlarım.” diyerek gayet gerizekalılık örneği olan bir nevi özgüven göstererek sınıfın kaldığı yerden derslere devam etmeye başladım.
Ders öncesinde kantinde Japon bey geğirdiği esnada farkettim ki gün içerisinde yemiş olduğunuz yemekler için yayılan koku bir menü niteliğini taşımaktadır. Olayın vuku bulduğu esnada ya da en azından biraz sonrasında şunu da idrak etmeliydim ki o gün derse gelen tek kişi ben idim, hoca bir nevi özel ders yapacaktı ve ben de sucuk yemiştim…
Hiroşima’yı yıkan atom bombasının tahrip gücündeydim. Tuttum kendimi. Gözyaşlarım gibi içime akıttım…

Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi , , ,