<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GWEN + cats &#187; yemek</title>
	<atom:link href="http://blog.gwenandcats.com/etiket/yemek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.gwenandcats.com</link>
	<description>halk kahramanlarıdır...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Jul 2010 16:06:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Anne tribi</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2010/03/anne-tribi/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2010/03/anne-tribi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 19:53:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[Kuzenimle yorgun bir günün ardından &#8220;Ne kadar yorucu bi gündü yau!&#8221; konulu sohbetimizi yaparken sevimli bir şekilde onun yüzüne gülümserken diğer yandan da sandwichlerimiz için kızartmakta olduğum sosisin büyük kısmını onun ekmeğinin içine çaktırmadan boca ettim.
Anne tribi değil de ne bu?
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzenimle yorgun bir günün ardından &#8220;<em>Ne kadar yorucu bi gündü yau!</em>&#8221; konulu sohbetimizi yaparken sevimli bir şekilde onun yüzüne gülümserken diğer yandan da sandwichlerimiz için kızartmakta olduğum sosisin büyük kısmını onun ekmeğinin içine çaktırmadan boca ettim.<br />
Anne tribi değil de ne bu?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2010/03/anne-tribi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elimin hamuruyla karı işi</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/elimin-hamuruyla-kari-isi/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/elimin-hamuruyla-kari-isi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 17:37:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=89</guid>
		<description><![CDATA[Her kadının ömründe mutlaka yapmış olduğı &#8220;Aslında ben erkek doğmalıymışım. Erkek doğsam zaten kesin piçin teki olurdum.&#8221; geyiğini bir yana bırakırsam hakikaten bugün idrak ettim ki kadın olarak biraz yanlış programlanmışım.
Nereden icat ettiğimi bulamamakla beraber ekmek ile bir aşk yaşamaktayım ki sitelerden otlusu, peynirlisi ya da bilimum zeytinlisinin tariflerini açıp açıp fotoğraflarıyla kesişmekteyim. Kesişmek iyi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her kadının ömründe mutlaka yapmış olduğı &#8220;<em>Aslında ben erkek doğmalıymışım. Erkek doğsam zaten kesin piçin teki olurdum.</em>&#8221; geyiğini bir yana bırakırsam hakikaten bugün idrak ettim ki kadın olarak biraz yanlış programlanmışım.<br />
Nereden icat ettiğimi bulamamakla beraber ekmek ile bir aşk yaşamaktayım ki sitelerden otlusu, peynirlisi ya da bilimum zeytinlisinin tariflerini açıp açıp fotoğraflarıyla kesişmekteyim. Kesişmek iyi, hoş da yapmak için sıvadığım kollarıma kuşlar pislesin.<br />
Bir kadın hamur işinde bu kadar mı beceriksiz olur?<br />
Tamam, benim hamur konusunda beceriksiz olacağım heykel çamurunu yoğurmamdan belli idi ama yaptığım ekmek hamuru da bu kadar mı görüntü ve tat itibariyle heykel çamuruna benzer?<br />
Tevekkeli annem o çağdaş sanatın yegane örneği olan ekmekçik heykelleri görünce delirmedi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/elimin-hamuruyla-kari-isi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bütün diller ana dilim gibidir</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/butun-diller-ana-dilim-gibidir/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/butun-diller-ana-dilim-gibidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 18:50:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[Birçok çift; kuşkusuz ki, yolunda gitmeyen ilişkisini hareketlendirmek adına değişik oyunlar içine girmiştir. Kimisi hediyeler almıştır; kimisi yatakta oynaşmak için hizmetçi, hemşire ve hatta temizlikçi kadın kostümü giymiştir; kimisi sevdiceğine 220 voltluk elektrik vermiştir&#8230;
Öte yandan ilişki yolunda gidiyor ve hatta sevdiceğinizin kollarında mutluluktan ağlayayazıyorsanız bu hiç de mantıklı bi hareket değilmiş. Japon Bey&#8217;le geçirmiş olduğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok çift; kuşkusuz ki, yolunda gitmeyen ilişkisini hareketlendirmek adına değişik oyunlar içine girmiştir. Kimisi hediyeler almıştır; kimisi yatakta oynaşmak için hizmetçi, hemşire ve hatta temizlikçi kadın kostümü giymiştir; kimisi sevdiceğine 220 voltluk elektrik vermiştir&#8230;<br />
Öte yandan ilişki yolunda gidiyor ve hatta sevdiceğinizin kollarında mutluluktan ağlayayazıyorsanız bu hiç de mantıklı bi hareket değilmiş. Japon Bey&#8217;le geçirmiş olduğum rüya gibi birkaç gün içinde &#8220;<em>birbirini barda tavlamış çift</em>&#8221; rolü esnasında hareketli olan ilişkimize iyice gaz vermeyip tozu dumana katmaya kalkıştığımız esnada Japon Bey&#8217;den tiksinmeye başladığımda farkettim.<br />
Esasında herşey normal gözüküyordu mamafih yemek yerken &#8220;<em>Enbe Orkestrası</em>&#8221; dediğim sırada &#8220;<em>Ne osurası?</em>&#8221; sorusuyla karşılaştığım sırada birşeylerin yolunda gitmeyeceğini anlamalıydım. &#8220;<em>Kulakları iyi duymadı.</em>&#8221; diyerek geçiştirdiğim bu küçük yanlış anlamadan sonra kendimi kaçınılmaz olarak &#8220;<em>barda tanışılmış kız</em>&#8221; olarak televizyonun karşısında açmış olduğumuz çift kişilik çekyatın üstünde elimde votka-enerji karışımıyla keyif yaparken buldum.<br />
Zira herşey önceden düşünülmüştü. İçki, çekyat, müzik&#8230; Fakat önceden düşünmediğimiz birşey var ki o da pişmaniyeydi. Evet, pişmaniye&#8230;<br />
Kendisi zamanında bardan çok kız kaldırmış ve hemen akabininde kaldırdığı şeyleri yerçekimi kurallarına uygun bir biçimde indirmiş bir çoşkun Türk genci olan Japon Bey bile bunun bu ambiyansa girdiğini açıklayamasa da ortamda bi kase pişmaniye vardı. Kendileri çapkın ve cool oldukları kadar, &#8220;<em>zeki çevik ve ahlaklı</em>&#8221; espirisini bir kenara bırakarak çok centilmen ve kibadırlar; işte bu yüzdendir ki, bu gecenin en can alıcı dakikalarından birinde bana pişmaniye ikram etti&#8230;<br />
Pişmaniye ikram etmesini bir şekilde görmezden gelebilirdim fakat bir kase dolusu pişmaniyeyi yatağımızın orta yerine dökmesi ve bu yüzden <em>&#8220;göt kılları kadayıf olmak</em>&#8221; deyimini &#8220;<em>göt kılları pişmaniye olmak</em>&#8221; şeklinde kendimize uyarlamamız yetmiyormuş gibi bütün gece boyunca battaniye yapıştığımızdan dolayı beyhude bir çabayla kurtulmak için debelenmemiz hiç hoş olmadı. Ayrıca tam döktüğü esnada &#8220;<em>Ananın!</em>&#8221; diye feryat etmesi de boş bir çabaydı. Benim yarım saat boyunca karpuz kabuğu görmüş at gibi kişnememe sebep oldu&#8230;<br />
Pişmaniye defterini kapatıp sonsuza dek lugatımdan pişmaniye kelimesini sildikten sonra &#8220;<em>Adam, benim adamım. Var hep böyle arızaları.</em>&#8221; deyip ortama yeniden yoğunlaştım. Kendileri tam da benden kulağa hoş gelecek İngilizce cümle talep ettiği esnada &#8220;<em>Nihat Doğan sakal gibidir. Kestikçe çıkar.</em>&#8221; aforizmasına taş çıkartırcasına dudaklarından dökülen şu sözler kulaklarımda yankılandı:</p>
<blockquote><p><strong>İlişki deyince, seks deyince bütün diller; ana dilim gibidir&#8230;</strong></p></blockquote>
<p>Sanırım bu adamın bardan kız tavlamaya mecali kalmamış. Sevineyim mi; üzüleyim mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/butun-diller-ana-dilim-gibidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan sağlığı için sanat</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/insan-sagligi-icin-sanat/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/insan-sagligi-icin-sanat/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 16:34:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[30° Pamuklu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[san'at]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[Sıcak bir haziran günü beş kişilik bir grupla Bursa&#8217;nın en gözde dönercilerinden birine tavuk döner yemek için gitmiştik -ki tavuk dönerden nefret eden birisi olarak orda gerçekten ne işim vardı bilemiyorum.- Beş kişilik gruptan sadece benim üstümde göstermiş olduğu etki ne kadar takdire şayan da olsa; bu durumun kaderin bir cilvesi mi, yoksa yemiş olduğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak bir haziran günü beş kişilik bir grupla Bursa&#8217;nın en gözde dönercilerinden birine tavuk döner yemek için gitmiştik <small>-ki tavuk dönerden nefret eden birisi olarak orda gerçekten ne işim vardı bilemiyorum.-</small> Beş kişilik gruptan sadece benim üstümde göstermiş olduğu etki ne kadar takdire şayan da olsa; bu durumun kaderin bir cilvesi mi, yoksa yemiş olduğum tavuğun ölen mizahçılar için yapılan &#8220;<em>son şakasını da yaptı!</em>&#8221; soğukluğunda bir espirisi midir bilemiyorum&#8230; Zira bu afiyetle mideme sokmuş olduğum tavuk kendini dışarı atmak için çok aceleci davranmış olduğundan ötürü bütün geceyi ya tuvaletin kenarında kusarken ya da üstünde sıçarken geçirdim. Hatta bu devir teslimi kendini o kadar çabuk gerçekleştiriyordu ki kıçımı klozetin üstüne tam koymuşken birden <small>(surat)</small> yanağımı klozet üstünde bulabiliyordum. Geceye dair en son hatırladığım şey, klozetin yanındaki duşkabine yaslanarak klozet üstünde uykuya dalmam idi&#8230;<br />
Ertesi gün ise &#8220;<em>Kendimi iyi hissetmiyorum.</em>&#8221; dememin ardından kendimi etrafa saçarcasına bayılıp öleyazmamdan mütevellit babam, yakın arkadaşı olan bir dahiliye uzmanına götürdü. Doktor neyi, nereme dahil edecek diye düşünüyor ve işin içinden çıkıyor olamamın gerginliği bir yana; yapabileceği onca testi ayak tırnaklarım da dahil bütün tırnaklarımı kemirerek bekledim.<br />
Ben mordan yeşile, kırmızıdan sarıya gökkuşağı misali renk değiştirirken doktor, babamla hoşbeş edip fıkralar anlatılıp hasbihal eğlendikten sonra gözlüklerini burnunun üstünde kaydırıp ayağa doğruldu. Karşı duvara doğru yürüdükten sonra eliyle duvarda durmakta olan hangi ucuz sokak ressamından aldığını bilemediğim manzara tablosunu göstererek şu can alıcı soruyu sordu: &#8220;<em>Söyle bakalım kızım, kakan hangi renge benziyor?</em>&#8221;<br />
Ben olayın dumuru için yoğrulurken çekingen bir el hareketiyle haki yeşile benzeyen bir yeşili gösterdim. Yüzü aydınlanmış ve endişelerinden arınmış bir şekilde doktor, babama dönerek: &#8220;<em>Gıda zehirlenmesi. Endişelenecek bir şey yok. Katı gıdalar aldın, sıvı tüketsin ve ilaçlarını düzenli kullansın. </em>&#8221; dedikten sonra hızlı ve baştan savma şekilde yamzış olduğu reçeteyi elimize tutuşturup kapı dışarı etti.<br />
Sanatın kaymağını yiyen kesim &#8220;<em>insan için sanat</em>&#8221; ya da &#8220;<em>sanat için sanat</em>&#8221; diye tartışıp asırları tüketedursunlar; ben sanatın asıl işlevselliğini işte bu olay sonucu keşfettim.<br />
İnsanlığa armağanım olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/insan-sagligi-icin-sanat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şarap Kokusu</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/10/sarap-kokusu/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/10/sarap-kokusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 19:03:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[çanta]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/2009/10/sarap-kokusu/</guid>
		<description><![CDATA[Günlerdir bir şarap kokusu çantamda peydah olmuştu ki çantamı her açtığımda beni bir huş&#8217;u içerisinde nurlara gark eğliyordu. Her kaleme ihtiyacım olduğunda atölyede masa başında, dirseklerime kadar siyaha bulanmış, yorulmuş, örselenmiş, yıpranmış, paralanmış ve hatta öleyazmışken kalemi çantamdan çıkarmamla yüzümde bir anime karakterininkini andıran koca bir gülüşün yerleşmesi bir oluyordu; &#8220;Laaaaan! Ne güzel şarap kokusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlerdir bir şarap kokusu çantamda peydah olmuştu ki çantamı her açtığımda beni bir huş&#8217;u içerisinde nurlara gark eğliyordu. Her kaleme ihtiyacım olduğunda atölyede masa başında, dirseklerime kadar siyaha bulanmış, yorulmuş, örselenmiş, yıpranmış, paralanmış ve hatta öleyazmışken kalemi çantamdan çıkarmamla yüzümde bir anime karakterininkini andıran koca bir gülüşün yerleşmesi bir oluyordu; &#8220;<em>Laaaaan! Ne güzel şarap kokusu geldi burnuma!</em>&#8221; höykürüveriyordum farkında olmadan.<br />
Mamafih bu şarap kokusunun bakirelerin bebek poposundan daha pembe olan topuklu ayakceğizleriyle ezdiği şiraz üzümünden yapılmış müthiş şaraptan değil de teyzemin yemem için 1001 rica ve dua ile çantama sokuşturuverdiği turuncu renkli kilosu iki Türk Lirası&#8217;na pazardan alınmış, halis mulis Kocaeli mandalinasının çürümeye başlaması suretiyle fermante olmasıyla yükselen kokunun olduğunu bilemezdim.<br />
Poşet içine konulmuş şekilde, çantanın dibinde unutulan mandalinanın ilk önce çantanın üstünden bakıldığında görülen tarafı değil; <strong>Ay&#8217;ın karanlık yüzü</strong> misali mandalinanın görünmeyen tarafı küflenmeye başlıyor.<br />
Bu aralar bunu keşfettim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/10/sarap-kokusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çilekli Haribo kötüdür</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/cilekli-haribo-kotudur/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/cilekli-haribo-kotudur/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 May 2009 19:05:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[Ben küçükken öyle Haribo&#8217;dur, altın ayıcıktır, bronz öküzcüktür bilmezdik. O yıllarda daha Haribo denen kavam ile müşerref olmamıştı anadolu topraklarının bıyığı terlememiş yağız delikanlıları ve memeleri ağrımaya başlamamış gül kokulu kızları. Zaten müşerref olsak ailem fasfakirdi; alamazdı.
Bir çocuğun en doğal ihtiyaçlarından olan Haribo mucizesiyle sekiz yaşımdayken yıllık izni için Almanya&#8217;dan Türkiye&#8217;ye gelen dayım sayesinde tanışmıştım. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben küçükken öyle Haribo&#8217;dur, altın ayıcıktır, bronz öküzcüktür bilmezdik. O yıllarda daha Haribo denen kavam ile müşerref olmamıştı anadolu topraklarının bıyığı terlememiş yağız delikanlıları ve memeleri ağrımaya başlamamış gül kokulu kızları. Zaten müşerref olsak ailem fasfakirdi; alamazdı.<br />
Bir çocuğun en doğal ihtiyaçlarından olan Haribo mucizesiyle sekiz yaşımdayken yıllık izni için Almanya&#8217;dan Türkiye&#8217;ye gelen dayım sayesinde tanışmıştım. Eve vardıkları gün bavulların boşaltılması aşamasında dayımın yüzünden &#8220;muhteşem dayı&#8221; ifadesiyle tutuşturduğu torbadan çeşit çeşit çikolata ve o muteşem rengine bürünmüş çilekli Hariboların bir kiloluk paketi çıkmıştı.<br />
Ben gayet görmemiş bir çocuk olduğumdan bayramda başucuna kırmızı rugan ayakkabılarını koyan çocuklar misali başucuma koymuş olduğum kiloluk çilekli Haribo paketinden annemlerin beni uyuduğumu sandığı bir vakitte tırtıklamaya başlamıştım ve nasıl olduğunu anlamadan da paketin dibini bulmuştum.<br />
Sabaha karşı müthiş bir karın ağrısıyla uyandığım gibi, her karın ağrısı çeken mızmız çocuk gibi zırıldayarak evdekileri uyandırmıştım.<br />
Midemden adeta yükselen alev topuyla tuvalete koşturduğumda kafamı dahi yerinde tutamadığımdan dolayı belime kadar olan saçlarımı annem bileğine dolamıştı. Birden bir fışkiye misali kusmamla rahatlamıştım. Mamafih kusmuğum pamuk helva renginde idi&#8230;<br />
İşte bu, çilekli Haribo&#8217;yu kendi kitabımda afaroz edişimin öyküsüdür&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/cilekli-haribo-kotudur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir simit diliyorum, Tanrı&#8217;dan insanlara</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/04/bir-simit-diliyorum-tanridan-insanlara/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/04/bir-simit-diliyorum-tanridan-insanlara/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 19:29:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[Emekçi Bayramı olgusuyla yeni yeni tanışacak biri olarak bu günü öğrencilerin &#8220;Cumayı da birleştirdik mi al sana üç gün tatil!&#8221; işlevselliği ile kullanacağından bihaber durumda bugün Bursa-Eskişehir asfaltı üzerinde tam üç saat boyunda otobüs bekledim.
Otobüsün birinde yer bulup sevinç gözyaşları içinde yerime otururken sırt çantamın ve Lumen&#8217;in kafesinin sırtımda ve omzumda yaratmış olduğu ağrıdan kurtulmanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emekçi Bayramı olgusuyla yeni yeni tanışacak biri olarak bu günü öğrencilerin <em>&#8220;Cumayı da birleştirdik mi al sana üç gün tatil!&#8221;</em> işlevselliği ile kullanacağından bihaber durumda bugün Bursa-Eskişehir asfaltı üzerinde tam üç saat boyunda otobüs bekledim.<br />
Otobüsün birinde yer bulup sevinç gözyaşları içinde yerime otururken sırt çantamın ve Lumen&#8217;in kafesinin sırtımda ve omzumda yaratmış olduğu ağrıdan kurtulmanın yarattığı umursamaz tavır zamanla yerini açlığa bıraktı.<br />
O vakit farkettim ki otobüse binme arzusu ve buna vakıf olamama olayına o kadar kanalize olmuştum ki sabah Japon bey&#8217;le yaptığımız bir buçuk (yazıyla 1.5) simidin keyfinden bu yana birşey yemiyordum mamafih midemi ihmal etmekteydim.<br />
Otobüs bulmaya kendimi o kadar odaklamıştım ki gelecek olan otobüsün nasıl olduğu beni pek de enterese etmemekteydi. Demem o ki, otobüs Iğdır istikametinden memelekete doğru gelen bi otobüs olabilirdi; sıradan araçlarda <em>&#8220;Lütfen cep telefonlarınızı kapatınız ve koltuklarınızı dik konuma getiriniz.&#8221;</em> şeklinde anonslar yapılırken bu araçta <em>&#8220;Lütfen ayakkabılarınızı çıkarmayın ve kuruyemişlerinizin kabuklarını yerlere atmayınız.&#8221;</em> olabilirdi; otobüse keskin bi peynir kokusu da hakim olabilirdi fakat o saatten sonra otobüsle A şehrinden B şehrine gitmeyi amaç edindiğimden bunun pek bir önemi yoktu.<br />
O durumda benim için önemi olan tek şey vardı ki o da karnımın açlığıydı. Çantamdan çıkarıp yemeğe koyulduğujm sabah keyfinden kalma susamlı yarım simit nihayetine erdiğinde torbanın dibinde kalan susamları parmağımla toplayıp yemeğe çalışırken kendime nasıl acıdığımı tarif dahi edemem.<br />
İşte o derin ve elemle karışık kendime acımadan mütevellit, <em>&#8220;Bir melek diliyorum, Tanrı&#8217;dan insanlara. Aç, susuz, yuvasız&#8230;&#8221;</em> diyerek kollarını dağa, taşa karşı iki yana açmış bir Rafet el Roman misali otobüsün içinde Bursa&#8217;nın dağına, taşına karşı kollarımı açmış yarım bir simit daha dilerken adeta kafamın üstünde Edison icadı bir ampul yandı.<br />
Geçen hafta dedemin dudağının kenarında pis bir gülümseme ile çantama tıktığı çikolata ve jelibonlar geldi aklıma. Geçen hafta bunu yaptığı vakit dedemin çıldırmış olduğunu düşünürken top şeklindeki çikolataları ağzıma üçerli beşerli tıkarken dedemin huysuz ihtiyar imajının altında yatan hala çocuk kalmış yanına hayranlık besledim&#8230;</p>
<p><small>Not: Hiç bir keyif, sevgiliyle beraber şehrin işlek caddelerinden birinin banklarının üstünde yağmur altında mataradan bardağa boşaltılan sıcak kahve eşliğinde yenen simit &#8211; üçgen peynir keyfinin yerini tutamaz. Teşekkürler sevgilim&#8230;</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/04/bir-simit-diliyorum-tanridan-insanlara/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su çirkindir</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/su-cirkindir/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/su-cirkindir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2009 21:25:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[Ben hiç su içmem. İçmem dediysem hakikaten hiç içmiyorum. Zaten tadı da hiç güzel değil. Sürekli olarak sıvı ihtiyacını çay, kahve, gazoz, meyve suyu tüketerek gideren ve sebeple 45 yaşında iken ön dişlerinin gedik olacağı gerçeğinin altına imza atmış bir insan olarak evime en son ne zaman şişe ile su aldığımı hatırlamıyorum. Sanırım hiç bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben hiç su içmem. İçmem dediysem hakikaten hiç içmiyorum. Zaten tadı da hiç güzel değil. Sürekli olarak sıvı ihtiyacını çay, kahve, gazoz, meyve suyu tüketerek gideren ve sebeple 45 yaşında iken ön dişlerinin gedik olacağı gerçeğinin altına imza atmış bir insan olarak evime en son ne zaman şişe ile su aldığımı hatırlamıyorum. Sanırım hiç bir zaman almadım zira evime şişe ile girmiş olan su, benim evimde birkaç günlüğüne götünü serecek olan misafirin susuzluktan kuruyup bitmesine isyan olarak misafir tarafından alınmış olandı&#8230;<br />
Zira bu günlerde suya karşı değişik şeyler gelişti içimde&#8230; Ömrü billah susuz kalmaya bünyem isyan ettiğinde midir; yoksa öle yazdığımdan mıdır bilemiyorum fakat kilometrelerce yaylalarda koşturup daha sonra yalağın başında soluklanmaksızın su içen camışlar gibi su içiyorum.<br />
Bardak bardak, damacana damacana, kova kova&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/su-cirkindir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ermiş abla</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/02/ermis-abla/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/02/ermis-abla/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2009 21:02:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[gaz]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Japon beyler yeni bir daireye taşındılar gün itibariyle. Ben de ortalıkta dolaşmak ve yerine yerleşen kanepede uymak suretiyle kendilerine yardım ettim.
Taşınmanın ritüelllerinden biri olarak bulabildiğimiz en acaip lokantadan lahmacun yedik.
İnsanın yediklerinin çıkardığı gazın kokusu vasıtasıyla tespit edilebilmesi ne garip bir durum&#8230;
Sanırım saçım az daha beyaz olaydı, gaz çıkarma esnasında bariz bir şekilde koltuktan havalanmam yüzünden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Japon beyler yeni bir daireye taşındılar gün itibariyle. Ben de ortalıkta dolaşmak ve yerine yerleşen kanepede uymak suretiyle kendilerine yardım ettim.<br />
Taşınmanın ritüelllerinden biri olarak bulabildiğimiz en acaip lokantadan lahmacun yedik.<br />
İnsanın yediklerinin çıkardığı gazın kokusu vasıtasıyla tespit edilebilmesi ne garip bir durum&#8230;<br />
Sanırım saçım az daha beyaz olaydı, gaz çıkarma esnasında bariz bir şekilde koltuktan havalanmam yüzünden ermiş nine muamelesi görebilirdim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/02/ermis-abla/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baharatlısı iyiydi</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/02/baharatlisi-iyiydi/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/02/baharatlisi-iyiydi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2009 19:09:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[selo ve fiko]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Anneannem ve dedem çok şahsına münasır insanlardır. Kendime has olan über-çekilmez huysuzluğumun temellerimi onlardan aldığımı söyleyebilirim. Her emekli gibi onlar da 24 saat aynı evde olmanın verdiği iç sıkıntısıyla birbirlerine sardırır ki ortaya yeme de yanında yat kıvamında kavgalar çıkar:
Gecenin 11&#8242;inde çalan telefonun sesiyle irkilmiştik. İrkilmiştik çünkü özellikle bu saatlerde çalan sesiyle irkiliriz çünkü saat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anneannem ve dedem çok şahsına münasır insanlardır. Kendime has olan über-çekilmez huysuzluğumun temellerimi onlardan aldığımı söyleyebilirim. Her emekli gibi onlar da 24 saat aynı evde olmanın verdiği iç sıkıntısıyla birbirlerine sardırır ki ortaya <em>yeme de yanında yat</em> kıvamında kavgalar çıkar:<br />
Gecenin 11&#8242;inde çalan telefonun sesiyle irkilmiştik. İrkilmiştik çünkü özellikle bu saatlerde çalan sesiyle irkiliriz çünkü saat 10&#8242;dan sonra çalan telefonlarda <em>&#8220;Bu saatten sonra acil birşey olmadıkça aranmaz.&#8221;</em> mantığını güden annem huysuzlanır. İrkiltir&#8230;<br />
Telefondaki ses, anneannemindi: <em>&#8220;Hemen gelin.&#8221;</em> dedi.<br />
Anneanneme ye da dedeme birşey olduğu endişesiyle ve bu endişeden doğan stresten dolayı kakanın karnımızı sıkıştırmasıyla onlara gittik.<br />
Gittiğimizde ikisinde de surat iki karıştı. Küsmüşlerdi.<br />
Daha ne olduğunu anlayamamışken iki ayrı kase geldi önümüze. Ağzımızı  bile açmaya fırsat bulamamışken gecenin kilit sorusu soruldu:<br />
<strong>&#8220;Hangi zeytin daha güzel?&#8221;</strong><br />
Gecenin o saatinde sıcak evinden yürek pırpırlanması ile kalkıp gelmiş olmamızın aptallağını henüz atamamışken anneannem kavganın çıkış noktasını açıklayarak bizi nurlara gark eder:</p>
<blockquote><p>Deden pazara gittiğinde bir kilo zeytin aldı. Ben yarısını limon ve zeytinyağlıyaptım. O ise, baharat ve zeytinyağlı yaptı. Bir türlü anlatamadım limonlunun daha güzel olduğunu&#8230;</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/02/baharatlisi-iyiydi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
