30
Çimmek istiyorum4
Kavak Yelleri dizisini seyre daldığımı zannederken esasında seyretmediğimi; bunun yerine tamamiyle arka fondan yükselen dalga sesine odaklandığımı fark ettim.
En son ne zaman tatil yaptığımı hatırlamıyorum dahi. Kızgın kumlardan koşa koşa bir hipopotam misali sinsi sinsi kendimi sulara gömüp batmayalı neredeyse 10 sene oluyor. Bırak ayağımı sokmayı denizi bile karşıdan görmeyeli neredeyse bir asır geçti. Gazetelerde denize dair fotoğraflar gördüğümde Anadolu’nun denizden uzak kasabalarındaki çocukların denizi ilk gördükleri tepkileri veriyorum; adeta yüzümden gözlerim taşıyor; çehrem ışıldıyor.
Esasında çok birşey değil istediğim. Duru bir deniz, şehirden ve kalabalıktan uzak küçük bir pansiyon, sadece benim ve Japon bey’in olduğu bir kumsal… Böyle bir yerde ılık rüzgar saçlarımı kuş yuvasına çevirirken ben sadece dalganın sesini dinlesem…
Bu sene de tatil yok sanırım…
7
Böğürtlenli Reçel
Hiç bitmeyeceğini düşünmüştüm. İnsanım ve zaten öyle olmak zorundayım. Bu yüzden yanıldım.
Şimdi yolları ayırma vakti… Nereye gideceğimi bilmesem de; sırtımı güvenle ona yaslamaktan dolayı kendi ayaklarım üstüne durmayı unutmuş olsam da kendi yolumda yürüme zamanı…
Kahve keyfimizden kalma fincanlar hala tezgahın üstünde; sarılarak uyuduğumuz yine aynı kanepe üzerinde senle geçen son geceyi aratacak bi huzursuzluk hakim. Belki bir daha aynı huzuru hiç bulamayacağım ve burnumda hep aynı koku ile viran eylenmiş şu hayatımda gayesizce hep o huzuru arayacağım. Bu saatten sonra umurumda değil.
Benim bütün derdim kendimle. Pamuk ipliğine bağlı şu hayatımın etrafını koza misali örmeye çalışıyorum. Onu da buna dahil etmeye çalıştım ama olmadı.
“Zaman herşeyin ilacıdır ve sandığından daha da hızla akıp gider” dediler; zira bu hızda hareket etmeye mecalim yok…
17
Deniz süngeri
Cemreler ota, boka düşerken ben baharın geldiğini kış uykusuna yatmış bir potuk kadar hareketli olmamdan anlıyorum. Takvimler, diğer insanlar için aşık olup koklaşma mevsimini gösterirken maalesef uçuşan polenler yüzünden arka arkaya 85 kere hapşırırken beynime kan gitmediğinden dolayı geçici şuur kaybından ileri gelen bir depresyon söz konusu ki bir deniz süngeri kadar tepkisiz olan bünyemi daha da tepkisiz hale getiriyor…
Yapmam gereken çokça işim var. Öte yandan ya “bu da bitti, bu da bitti” nidalarında ödevlerini atlatan ilkokul çocukları gibi savsaklıyorum ya da hiç başlamıyorum.
Bütün bu işlerim dururken mahalle arasında hardal sarısı el örgü hırkasını üstüne geçirip sokak arasında çekirdek çitleyen bir kadın kadar gayesiz ve duyarsız olmayı diliyorum.







