<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GWEN + cats &#187; sıkıntı</title>
	<atom:link href="http://blog.gwenandcats.com/etiket/sikinti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.gwenandcats.com</link>
	<description>Bir halk kahramanıdır...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 15:50:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Kırık</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/kirik/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/kirik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 20:33:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Kapı çaldı. Pek dikkate almadım. Baktım, girmiş içeri. Tanımıyordum bile. Üstü, başı kir pas. Üstü, başı savruk. Üstü, başı üzülmüş. Ayakkabılarıyla girmiş içeri. Yerler çamur, çer, çöp. Ne varsa içeri taşımış. Beklentilerini taşımış. Yaşanmışlıklarını taşımış. Üzüntüsünü taşımış. Leş gibi üzülmüş. Çöktü mutfaktaki derme, çatma masaya. Kalbini gösterdi bana. &#8220;İşte tam buradan kırdılar.&#8221; dedi. Çay koydum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kapı çaldı. Pek dikkate almadım. Baktım, girmiş içeri. Tanımıyordum bile.<br />
Üstü, başı kir pas. Üstü, başı savruk. Üstü, başı üzülmüş. Ayakkabılarıyla girmiş içeri. Yerler çamur, çer, çöp. Ne varsa içeri taşımış. Beklentilerini taşımış. Yaşanmışlıklarını taşımış. Üzüntüsünü taşımış. Leş gibi üzülmüş.<br />
Çöktü mutfaktaki derme, çatma masaya. Kalbini gösterdi bana. &#8220;<em>İşte tam buradan kırdılar.</em>&#8221; dedi. Çay koydum içi çaydan leke olmuş seramik fincana. &#8220;<em>Sen içedur.</em>&#8221; dedim.<br />
Aldım kalbini. Yıkadım, pakladım. Kiri, pisi aktı. Silkeleye silkeleye kuruttum. Kırığını yapıştırdım.<br />
&#8220;<em>Al bunu.</em>&#8221; dedim. &#8220;<em>Al bunu. Yerine koy ama dikkat et, aynı yerden kırmasınlar.</em>&#8221;<br />
Sevindi gariban.<br />
Çayını içmemiş. Lavaboya döktüm, gitti. Ondan son kalan şey de böylelikle gitti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/kirik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Regl</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/regl/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/regl/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jan 2012 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Höykürük]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Koştum.Kaslarım yanana ve damarlarımda asit dolaşana kadar koştum.Sonra biraz daha koştum.&#8220;şeklinde buyurmuştur şair efsanevi Fight Club yapıtında. Efsaneleşmesine efsaneleşmiştir Fight Club ve hatta birçok kitlelerce kabul görmek bir yana dursun ibadet haline gelmiştir fakat sorun şudur ki: Bu eser erkek elinden çıkmadır ve bu hususta rüştünü şu yolla ispatlar: Esasında kaslar asitle dolana kadar koşmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<em>Koştum.Kaslarım yanana ve damarlarımda asit dolaşana kadar koştum.Sonra biraz daha koştum.</em>&#8220;şeklinde buyurmuştur şair efsanevi Fight Club yapıtında. Efsaneleşmesine efsaneleşmiştir Fight Club ve hatta birçok kitlelerce kabul görmek bir yana dursun ibadet haline gelmiştir fakat sorun şudur ki: Bu eser erkek elinden çıkmadır ve bu hususta rüştünü şu yolla ispatlar: Esasında kaslar asitle dolana kadar koşmak da çok matah birşey değildir. Zira her kadın, koşmaksızın kaslarını asitle doldurur ve bu kadınlar için çok da şaşılacak birşey değildir. Bu yüzdendir ki, birçok kadın süpermarkete adeta sevgilisine koşuyormuşcasına kollarını açarak koşup alışveriş arabasına tüm şeker ve çikolata reyonunu dökercesine koyduktan sonra intihar ediyor izlenimi uyandırmak suretiyle tüm şeker ve çikolatayı tek nefeste yer. Yemelidir ki koşmaksızın kaslarda depolanan laktik asidi glikozuyla reaksiyonu sonucu yok ederek kas yorgunluğunu giderebilsin. <small>(Üstelik bu şekilde anlatıkdığında Fight Club&#8217;taki kadar cool bir izlenim de yaratmıyor.)</small> Rutin şekilde her pazartesi başlanan rejimin bütün bünyeyi kasıp kavuran şeker arzusu yüzünden 5 litre kola, 7 paket çikolata, 8 kutu çokomel, 4 paket cipsle bozulmasının asap bozukluğu bir kenara muhteşem bir uykudan tüm klozeti kırmızıya boyamak için iflah olmaz bir ağrı eşliğinde uyanmanın insana asabiyet veriyor olmasının gayet normal olduğu su götürmez bir gerçektir.<br />
Regl, az sevilen bir dost gibidir. Her ay gerim gerim sizi gereceğini bildiğinizden dolayı gelmesini arzu etmediğiniz, ve hatta kendisini unutmaya yüz tuttuğunuz durumlarda yüzünüzdeki sivilce popülasyonundaki artışın ivme kazanmasıyla kendini hatırlatan yine de dört gözle yolunu beklediğiniz bir dosttur. Vermiş olduğu sinir, ellerde ve ayaklarda yarattığı şişme ya da ağrıdan anırtarak ağlatması bir kenara insana arkasını kollamayı öğrettiğinden dolayı şahane bir dosttur. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2012/01/regl/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hassas</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2011/12/hassas/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2011/12/hassas/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 23:30:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Hadi anlat.&#8221; dedi biraz ürkerek. Boş şişelerin arasından dolu olan votka şişesini buldu ve her ikimiz için birer bardak hazırladı. Sakindi. Mutfak tezgahında oturmuş yukarıdan yaptığı herşeyi dikkatle izliyordum. Emindi ki bir o vardı; bir de ondan başka bir o vardı ve ona kimse dokunamadığı, belki de kimse bunu anlamadığı için içi rahattı. Ona dokunamayacağımdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<em>Hadi anlat.</em>&#8221; dedi biraz ürkerek. Boş şişelerin arasından dolu olan votka şişesini buldu ve her ikimiz için birer bardak hazırladı. Sakindi. Mutfak tezgahında oturmuş yukarıdan yaptığı herşeyi dikkatle izliyordum. Emindi ki bir o vardı; bir de ondan başka bir o vardı ve ona kimse dokunamadığı, belki de kimse bunu anlamadığı için içi rahattı. Ona dokunamayacağımdan emindi. &#8220;<em>Bazen küçük bir erkek çocuğu gibisin. Çok hassasın.</em>&#8221; dedim. Gözlerini dolu dolu olmuş şekilde aniden yüzünü bana çevirdi. Hiç bir şey demedi; diyemedi.<br />
Saatler sonra elimizde biralarla köhne bir barda sohbet ediyorken aniden sordum. Yüzündeki o kocaman gülümsemesi söndü. <strong>Neden bu hassas yanını saklama ihtiyacı hissediyordu?</strong> Evrendeki tüm havayı ciğerlerine doldurarak güç bulmaya çalıştıktan sonra dedi ki: &#8220;<em>Cevap çok basit. Çünkü ben bir erkeğim ve&#8230;</em>&#8221; &#8220;<em>Ve</em>&#8221; dedim. &#8220;<em>Kadınlar bu yanını farkettiklerinde bunu kullanıyorlar.</em>&#8221; &#8220;<em>Doğru.</em>&#8221; diyebildi sadece.<br />
Dalgın gözlerle gözlerime baktı. Cesaretine hayran kalmamak elde değildi. Kafamızı başka yönlere çevirdik aynı yöne bakıyor olsak da. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2011/12/hassas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fal</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2011/12/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2011/12/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov -0001 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Domestik Atraksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[melis]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[Kar yağıp yağmamak arasında kararsız kaldığı gecelerde zifiri karanlık sokakları arşınlıyordum ve evrendeki karadelikten farksız bir şekildeydi zihnim. Üzgündüm esasında ama neye üzüldüğümü bile unutmuştum. Ağlayabilsem sanki iyi gelecekti. Çorap söküğü gibi gidiveren kader kaldığı yerden yoluna devam edecek; ben hayata dönecektim ama ağlamayı bile unutabilmiştim. Asırlar boyu canımın ne yaktığını dahi hatırlayamadığım halde bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://farm8.static.flickr.com/7167/6501266355_d2d1829f78_m.jpg' class='alignleft'alt=''/>Kar yağıp yağmamak arasında kararsız kaldığı gecelerde zifiri karanlık sokakları arşınlıyordum ve evrendeki karadelikten farksız bir şekildeydi zihnim. Üzgündüm esasında ama neye üzüldüğümü bile unutmuştum. Ağlayabilsem sanki iyi gelecekti. Çorap söküğü gibi gidiveren kader kaldığı yerden yoluna devam edecek; ben hayata dönecektim ama ağlamayı bile unutabilmiştim.<br />
Asırlar boyu canımın ne yaktığını dahi hatırlayamadığım halde bu halet-i ruhiyede devinimsiz kalacağımı düşünürken birşeyler iyi gelmeye başladı. Önce küçücük bir kadın, sonra hiç ummadığım uzakta olan ve yıllardır yüzünü dahi görmediğim dostlarım sonra bir adam, ve sonrasında da çokça kadın&#8230; Kimisi sadece tebessüm ettirdi, kimisi gözlerimden yaş gelene kadar kahkahaya boğdu, kimisi ağlattı ya da kimisi sarıp sarmalayıp ruhunun içine soktu ama hepsi iyiydi.<br />
Karın Tartu&#8217;yu ziyaret etmeye karar verdiği ilk gece belki de dünyanın en huzurlu ve en sıcak evlerinden birinde birkaç kadın toplandık. Herşey yabancıydı bana. Masa etrafında toplanan kadınlarf yabancıydı. Kadınların konuştuğu dil yabancıydı. Etrafında toplandığımız antika ceviz masa yabancıydı. Masanın üstündeki yiyecekler yabancıydı. Bütün bu kafalar bana yabancıydı. Fazlaydı.<br />
Sonra zamanla dışarıda lapa  lapa yağarak şehri inatçı bir şekilde örten kara inat masa etrafında toplanan onca kadının sıcak sohbetinin içinde eridiğimi farkettim. Hepimiz bir diğerimize yabancıydık ama ait olmamız gereken yere karşın mesafelerimizden dolayı birbirmizden yana duruyor ve bir diğerimizin kalbine dokunmaya çaba harcıyorduk.<br />
O gece herşeyin bana yabancı olduğu noktada masa etrafında toplanan bütün kadınların önüne bir fincan Türk kahvesi koydum. Kahvenin sonunda herkes içinde bir umudun yeşermesi hevesiyle fallarını kapatırken artık herşey bana aşina idi.<br />
Sonra herkes kahve falı ile tanışıyor olmanın ve bunu çok mistik bir hadise zannediyor olmanın gerginliğiyle kendilerini örseledikleri noktada, tam da karşımdaki kadına palavra uydurmak için kendimi hırpalıyorken ve tam da beni dünyanın en mistik ve hatta gizemli, dolayısıyla en zeki ve bilge kadını zannediyorlarken Tanrı bir kez daha o şakacı yönünü bize göstererek elektrikleri kesiverdi. Masadakilerin çoğunun kalp krizi geçireyazdığı esnada bu ikinci şakasından ötürü Tanrı&#8217;nın gerçekten varlığı için yemin edebilirdim. Her zaman olduğu gibi dünyanın en saçma ve gülünç anlarından birinin ortasında kalmıştım.<br />
Sıra benim kaderimi anlatmaya geldiğinde bardağımı Kadri&#8217;nin ellerine teslim etmiştim. Herkes duyduğu olumlu cümlelerle rahatlamış ama hala o mistik havanın gerginliğini üstlerinden atamamışlardı. Ben ise duyacağım cümleleri zaten biliyordum ve şaşırmadım.</p>
<blockquote><p>Bir ormanın ortasında duruyorsun. Sana bu orman iyi gelmiş. Otlar var boyunca ve hepsi soğuk, serin hissi veriyor. Ellerinle otları ayırarak karşıyı seyrediyorsun ama oraya gitmeyi canın istemiyor. Sıkıntıdasın. Hayır, bu sıkıntı değil. Acı verici ve bunu sen gerçekten yaşıyorsun.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2011/12/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Havuç</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2011/11/havuc/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2011/11/havuc/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2011 17:30:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Ben Gwen. Geceleri uykumdan uyanıp havuç yiyorum. Havuç yerken mutfakta duvara yaslanıp onu dinliyorum. Fark ettim ki nereye gidersem gideyim ben aynıyım. Bazen geceleri çorba da içiyorum. Zaman zaman da süt. Ben Gwen. Biz değişemedikten sonra ülkeler değişmiş, ne önemi var? Mütamadiyen havuç.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben Gwen.<br />
Geceleri uykumdan uyanıp havuç yiyorum.<br />
Havuç yerken mutfakta duvara yaslanıp onu dinliyorum.<br />
Fark ettim ki nereye gidersem gideyim ben aynıyım.<br />
Bazen geceleri çorba da içiyorum.<br />
Zaman zaman da süt.<br />
Ben Gwen.<br />
Biz değişemedikten sonra ülkeler değişmiş, ne önemi var?<br />
Mütamadiyen havuç.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2011/11/havuc/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marilyn</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2011/11/marilyn/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2011/11/marilyn/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2011 10:23:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[Gözlerimi kapatıyorum. Ve açıyorum. Eğer ona bir lakap bulmak gerekseydi sanırım Marilyn olurdu. Kadınlara yakışan bir hassasiyeti ve narinliği vardı. Bazen bu hassasiyet karşısında kadın olarak korkardım. Hayatımın ortasına bomba gibi düşen davetsiz misafir gibiydi Marilyn. Bir gece ona dostum olarak başımdan geçen birbirinden boktan olayı anlatıyorken, buyur dahi etmemişken çat kapı giriverdi hayatıma. “Olmaz.” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözlerimi kapatıyorum.<br />
Ve açıyorum.<br />
Eğer ona bir lakap bulmak gerekseydi sanırım Marilyn olurdu. Kadınlara yakışan bir hassasiyeti ve narinliği vardı. Bazen bu hassasiyet karşısında kadın olarak korkardım.<br />
Hayatımın ortasına bomba gibi düşen davetsiz misafir gibiydi Marilyn. Bir gece ona dostum olarak başımdan geçen birbirinden boktan olayı anlatıyorken, buyur dahi etmemişken çat kapı giriverdi hayatıma. “<em>Olmaz.</em>” demiştim. Sahi ya, olmazdı da gerçekten.<br />
Koskoca bir savaştan çıkmıştım adeta. Savaş boyalarım akmış, yara almış, ağır ağır batıyordum. Ne birinin beni toparlamasına karşı isteğim, ne de –daha kötüsü- inancım vardı. “<em>Yorgunum.</em>” dedim sesimdeki belirgin yorgun ifadeyle. “<em>Sana özveride bulunamam.</em>” “<em>Senin bir şey yapmana gerek yok. Ben senin iyi olman için herşeyi yaparım.</em>” dedi Marilyn.<br />
Bazen şans eseri herşey yolunda gitmiş olabilir ve kaçınılmaz olarak içeri buyur etmeksizin size gelen davetsiz misafirler hayatınızda baş köşeye oturabilir. Esasında sonu acıklı her aşk hikayesi de böyle başlar.<br />
Ortada hiç sebep yokken, tek bir sebep dahi yokken ben de istedim onu ve onu tutup hayatımın tam merkezine koydum yine hiçbir sebep yokken. Sonrasında gereksiz bir “<em>Sana aşığım.</em>” cümlesi sarfiyatı gerçekleşti. Oysa ki ben ondan ne bana aşık olmasını, ne hayatının merkezine yerleştirmesini, ne de başka birşey beklemiştim; ona verebileceklerimden fazlasını ondan beklememiştim.<br />
Sonra aylar ayları kovaladı ve aşık olduğu huylarım ona çok gelmeye başladı ve bu yüzden doğasıyla aramızda sebebi bu huyları değiştirmeye dayanan çetin bir savaş gelişti. Sonra, tabii ki, birşeyler yoluna gitmedi ve şahane giden bir yıldan sonra şahane şekilde ayrıldık.<br />
Ayrılmamızın akabininde gelen üçüncü günde bana karşı hesapsızca sarf ettiği cümleleri bir başka kadına saçtığını ve hatta noktasına, virgülüne dokunmaya bile zahmet etmediğini fark ettim.<br />
“<em>Senelerdir onu seviyordum ben.</em>” diyordu ama ben en başında beni çıkardığı noktadan daha da derine düşmüştüm ki duyamıyordum.<br />
Gözlerimi kapatıyorum.<br />
Ve açıyorum.<br />
Eski bir binadayım. Takvimlerin ya da saatlerin neyi işaret ettiğinin öneminin olmadığı bir noktada duruyordum. En az bina kadar eski bir adam gözlüklerinin burnunun üstüne düşürmüş bir tomar kağıdı inceliyor. Yüzünün çizgileri dile gelse “vahim” derdi. Binadan yükselen eski kokusu kadar vahimdi herşey.</p>
<blockquote><p>
- Sonuçlar iyi değil.<br />
- Yani?<br />
- Yani ölüyorsun.<br />
- Yani?
</p></blockquote>
<p>Ölmek mi daha vahimdi, yoksa kalan kısacık zamanını çekinmeden ellerine teslim edebileceğin adamın bu hayatı kabul edemeyecek kadar korkak olması mı bilemiyordum.<br />
Gözlerimi tekrar kapatıyorum.<br />
Ve açıyorum.<br />
Evin en kuytuda kalan, karanlık köşesinde taburede resmen tünemiş şekilde oturuyorum. –Küçük İskender’in de tabiriyle- Bu şehirde havuç ve yalnızlık yiyorum.<br />
Beraber uyandığımız sabahları düşlüyorum. Hala o delik deşik t-shirtlerini giyiyor musun? Ya o kahraolası kedin? Hala sabahın köründe uyandırıyor mu seni? Beraber aldığımız montunu giyiyor musun? Sıkı sıkı sarılıyor musun ona? Hava çok soğuk mu orada?<br />
Burada hava çok soğuk ve ben suçu aramızdaki onca mesafeye atmaya meyilliyken asıl sorunun sevgisizlikten kaynakladığını görmek beni incitiyor.<br />
Birbirlerini gerçekten seven insanlar biribirleri için ağlıyorken benim tam burada senin için ağlıyor olmam mı, yoksa ağlamayı dahi beceremiyor olmam mı daha can yakıcı bilemiyorum.<br />
Ben üzülüyorum, sen günde bir kere bile adımı anmıyorsun.<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=_jfhbTQfdZk&#038;feature=share" target="_blank"><strong>youtube</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2011/11/marilyn/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Huzurluyduk</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2011/10/huzurluyduk/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2011/10/huzurluyduk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 21:15:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[Kadın umutsuzluğa kapıldıysa da metanetini koruyor gibi görünmeye çalışıyordu. Adam demiş ki: &#8220;Ben gerekirse bu arabayı uçurumdan yuvarlar, oraya koşarak ulaşırım. Onu sana bulacağım ama herşeye hazırlıklı olmalıyız. Yaralı olabilir. Kolunu ya da bacağını kaybetmiş olabilir. Akıl sağlığını yirimiş olabilir ya da onu tabutta geri getirebiliriz.&#8221; Sadece &#8220;Bul bana onu.&#8221; demiş kadın. Sonra o arabadaydım. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın umutsuzluğa kapıldıysa da metanetini koruyor gibi görünmeye çalışıyordu.<br />
Adam demiş ki: &#8220;<em>Ben gerekirse bu arabayı uçurumdan yuvarlar, oraya koşarak ulaşırım. Onu sana bulacağım ama herşeye hazırlıklı olmalıyız. Yaralı olabilir. Kolunu ya da bacağını kaybetmiş olabilir. Akıl sağlığını yirimiş olabilir ya da onu tabutta geri getirebiliriz.</em>&#8221;<br />
Sadece &#8220;<em>Bul bana onu.</em>&#8221; demiş kadın.<br />
Sonra o arabadaydım. Adam arabayı kullanırken kadının elini tutuyordu.<br />
Rahatlamışlardı.<br />
Ağustos güneşi içinizi ısıtıyordu. Mutsuz ama huzurluyduk.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2011/10/huzurluyduk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sürpriz</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2011/10/surpriz/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2011/10/surpriz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2011 19:25:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[melis]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[Diyor ki: &#8220;Çantan hazır olsun. Gidiyoruz.&#8221; Sormak bile aklıma gelmezken ekliyor: &#8220;Ama nereye gittiğimizi söylemeyeceğim. Aslında ben de buralı olarak hiç gitmedim. Hepimize sürpriz olsun istiyorum.&#8221; Durup düşündüğümde hiçbir şeyin sürpriz olmadığını ve doğasıyla herşeyi kayıtsız ve hatta şartsız üzerime alabildiğimi fark ediyorum. Birşeyler yaşıyoruz. Ailemize dair, sevdiğimiz adam ya da kadınlara dair, dostlarımıza dair. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://farm7.static.flickr.com/6049/6277554165_da2d2436ea_m.jpg' class='alignleft'alt='tren 1'/>Diyor ki: &#8220;<em>Çantan hazır olsun. Gidiyoruz.</em>&#8221; Sormak bile aklıma gelmezken ekliyor: &#8220;<em>Ama nereye gittiğimizi söylemeyeceğim. Aslında ben de buralı olarak hiç gitmedim. Hepimize sürpriz olsun istiyorum.</em>&#8221;<br />
Durup düşündüğümde hiçbir şeyin sürpriz olmadığını ve doğasıyla herşeyi kayıtsız ve hatta şartsız üzerime alabildiğimi fark ediyorum.<br />
Birşeyler yaşıyoruz. Ailemize dair, sevdiğimiz adam ya da kadınlara dair, dostlarımıza dair. Birşeyler yolunda gitmezken aslında &#8220;<em>Yazsam roman olur.</em>&#8221; klişesiyle bizi örseleyen ve hatta sivri yanlarımızı törpüleyen ama esasında bir başkasına hava, cıva olan paradoksal durum ortaya çıkıveriyor.<br />
Zaten sonrasında koca bir koyvermişlik ve boşvermişlik haline elinizde kalıyor. En saf haliyle elinizde mi kaldı, yoksa birisi mi elinize verdi anlayamıyorsunuz bile.<br />
Bir kız düşün ki daha çok genç ve çok toy ama bir o kadar olgun ve bana diyor ki: &#8220;<em>İnsanların kaçıp gitme isteğini anlamıyorum.</em>&#8221; Gülüyoruz.<br />
Hikayemi bir ucundan tutup didikliyoruz ve o zaman insanlar delilik, şizofrenlik ya da aklını kaçırmışlık üzerine o kadar beylik laflar ederken esas deliliğin koyvermişlik ve hemen ardından ona eşlik eden boşvermişliğin ta kendisinde olduğunu görüyoruz. Yaptığım onca şeyi meşrulamış oluyorum.<br />
&#8220;<em>Sürpriz</em>&#8221; diyor bana adam. Beni şaşırtamayacağının hiç farkında değil.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2011/10/surpriz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kalp ağrısı</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2011/09/kalp-agrisi/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2011/09/kalp-agrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2011 20:12:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Halide Edib Adıvar&#8217;ın ortaokul yıllarımda okuma fırsatı bulduğum şahana bir romanıdır Kalp Ağrısı. Günümüzde sinemaya, diziye, baleye, folklöre, herşeye uyarlanabilir hale gelmiştir. Öte yandan bu kitaba dair hatırladığım en çarpıcı ayrıntı dönen yarı-masumane entrikalardır. İşte tam da bu günlerde bu romandaki entrikaları aklıma getiren ağrı çekmekteyim. Tam olarak kalp ağrısı sayılmaz; zira dişimde başladı ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Halide Edib Adıvar&#8217;ın ortaokul yıllarımda okuma fırsatı bulduğum şahana bir romanıdır Kalp Ağrısı. Günümüzde sinemaya, diziye, baleye, folklöre, herşeye uyarlanabilir hale gelmiştir. Öte yandan bu kitaba dair hatırladığım en çarpıcı ayrıntı dönen yarı-masumane entrikalardır.<br />
İşte tam da bu günlerde bu romandaki entrikaları aklıma getiren ağrı çekmekteyim. Tam olarak kalp ağrısı sayılmaz; zira dişimde başladı ama dişimde lokalize olmaktan çıkarak genele yayıldı. İşin entrika kısmı da burada başladı.<br />
Hekimler vücuttaki kaçıncı en güçlü ağrı olduğunu tartışa dursun; ben bu zamana kadar bu kadar şiddetli ve inatçı bir ağrı yaşamamıştım.<br />
O matkap altında kendimi yandaşlarını ele vermemek için çabalayan bir tutsak gibi hissedeceğim düşüncesiyle kendimi örselediğimden ötürü başımın zaten evvel ezelden hoş olmadığı dişçilerle randevumu başka baharlara ve hatta başka yüzyıllara ertelemiştim. Oysa ki diş ağrım, süprizlerle dolu bir sevgili gibi cömert ve inatçı; ben ise siyah kuşak bir şanssızmışım. Daha Estonya&#8217;ya ayak bastığımın ilk günlerinde 21 pare top atışını aratmayan ihtişamıyla beni karşıladığından ve her geçen gün daha da artan bir coşku ile beni kucakladığından ötürü yakıp yıkma ve hatta asıp kesme arzusuyla donanmıştım.<br />
Geceler boyu köhne dairemizde lavabonun yanına çektiğim taburede oturup yüzüme soğuk kompres yapıp ağrımın geçmesi için dua ederken uyuyayazdığım anlarda adeta bir korku filmi unsuru haline gelmişken bu sancıyı durdurmanın en mantıklı yolunun bir diş hekimine gitmek olduğuna karar verdim. Diş hekimine gitmek ve fobi kaynaklı iç çekişmeyi sabahın altısında yaşarken camı açıp kendimi aşağı atmak daha yakın bir ihtimal geldiyse de diş hekimine gidebilecek kadar cesaretimi toplayabilmiştim.<br />
Sonuç itibariyle &#8220;<em>Ben çok cesur bir insanım.</em>&#8221; diyerek kendi kendimi cesaretlendirerek diş hekimine gittim ve kapıdan girerken hemşire sandığım esasında doktor olan hekime kendimi emanet ettim. Dişçi koltuğunda çokça gözlerimi kapadığım zamanlardan arta kalan tavan izlenimlerimde &#8220;<em>ha acıdı, ha acıyacak.</em>&#8221; diye düşünürken &#8220;<em>Şimdi ilaç koyuyorum.</em>&#8221; dediğimde aslında bu diş hekimi deneyiminin her gözümde büyüttüğüm -<small>yumurta kapıya gelene kadar yapmaktan kaçınıp, son dakikada tabanlarımızı kıçımıza vurdurup on dakikada biten</small>- işlerden biri gibi olduğunu farkettim.<br />
Şimdi ise çekilmesi için hekime türlü maymunluk yapmaya razıyken sırf cherry domates fidesinden az boyluca hekim hanım &#8220;<em>Bunu kurtarabiliriz.</em>&#8221; dedi diye kanal tedavisine başlanmış, kocaman oyulmuş bir dişim var.<br />
Herşey bir yana; çokça çeşit intihar yöntemi türetmek ya da milyonlarca cehenneme gitme yöntemi keşfetmek mi istiyorsunuz? O zaman diş ağrısı çekin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2011/09/kalp-agrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>pamuklu prenses</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2011/08/pamuklu-prenses/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2011/08/pamuklu-prenses/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2011 22:28:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GWEN + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[30° Pamuklu]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=7</guid>
		<description><![CDATA[Günlerdir bir masalın içindeyim adeta yedi cücelerim; kaşıntılı, şirret, terli, miskin, şişkin, dalgın ve manyak ile beraber&#8230; Üstelik her ay bu yedi cüceler beni ziyaret etsin diye klozetin üstünde Tanrı ile pazarlık yapıyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlerdir bir masalın içindeyim adeta yedi cücelerim; <em>kaşıntılı</em>, <em>şirret</em>, <em>terli</em>, <em>miskin</em>, <em>şişkin</em>, <em>dalgın</em> ve <em>manyak</em> ile beraber&#8230;<br />
Üstelik her ay bu yedi cüceler beni ziyaret etsin diye klozetin üstünde Tanrı ile pazarlık yapıyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2011/08/pamuklu-prenses/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

