Feb
15

Sapık

Uzun yıllar bir cilt hastalığıyla mücadele vermekten ve bu hastalığın tek ilacı olan kortizonu kullanmak suretiyle “kaş yaparken göz çıkarma” misali hastalığı iyileştirirken cildimin kalitesini bozmamdan mütevellit (bir zeplin boyutuna ulaşmamdan bahsetmiyorum bile…) resmen sapığa bağlamış durumdayım.
Ana haber bültenlerinde yılın moda olacak muhtelif markalardaki mayo katalog çekimleri haberlerini izlerken yanındaki ekürisini dürterek “Karıdaki pilava bak la!” tadında tepkiler veren abazan Türk genci tadında, bebeksi tenli kadınların kollarına bakarak “Offf. Kollara bak beh!” diye iç geçirir oldum.
İnsanlık için büyük bir adım olacak bir değişim yaratmak sizin elinizde.” deseler “Cildim eskiden olduğu gibi porselen olsun!” önermesinde bulunurdum.

Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi , ,

Jan
12

Mesajı yanlış anlaşılan kızın hazin hali

Yüzüne kezzap atılmış Bergen’in ibretlik yaşam öyküsünün solda sıfır kalacağı, pavyondan çekip alınmış bir Muhterem Nur mulisliğiyle yaşadığım şu hayatta çektiğim sıkıntı ve acının yüzüne yansımasından mütevellit bu izleri kapamak münasabetiyle makyaj bağımlısı olup çıkmaktan korkuyorum.
Tanrı bana öyle bi hayat kurgulamış ki -sağolsun- sanki Tarantino ile kolektif bir iş başarmışlar… Sanat yönetmeninin Andy Warhol olmasından mütevellit alergorilerle dolu.
Artık verdiğim mesajları doğru alsan diyorum?

Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi , , ,

Dec
9

Senin hiç ağlarken yol tarif etmişliğin olmuş muydu, Gwen?

Gözyaşlarının yine sel olduğu bir günü yaşamaktayım; zira garip bir şekilde -kitleleri peşimden sürükleyen bir kişi olduğumdan mıdır bilemiyorum- bu olumsuzluğun gayet farkındaydı.
Okula adımımı attığım ilk dakikadan itibaren yaymış olduğum o kokuşmuş enerjiden olsa gerek atölyeye giren her şahıs daha kimseye selam dahi vermeden etrafımda türlü türlü maymunluklarını sergilediler. Enerjiyi çok yoğun yaydığımdan olsa gerek Büşra, büyük bir empati örneği sergileyip evden çıkarken “Bugün kesin Gwen’in morali bozuk.” diye içinden geçirmiş. Atölyede “Sen iyi misin?” diye soran hocaya “evet” anlamında kafamı salladıysam da esasında farkında olmadan kadının suratına “böhühühü” şeklinde böğürmemek için dudaklarımı içeri doğru göçertmiştim.
Sakince oturup işime odaklanmaya çalıştığım esnada akan gözyaşlarının guajı boyayı bozduğunu farkettiğimde kendimi dışarı attım. Sümüğümü etrafa çaktırmadan penyemin koluna silip iz yapmaması için dua ederken “Tevekkeli arkadaşlarım bir harika!” diye içimden geçirdim. Zira sabahtan beri kendime gelmem için 30 yaşında bir kadın rus revü kızı gibi önümde dans etti; 1 saat sonra teslim edilecek işe hanüz yeni başlıyor olmasına karşın Dilara işini yarım bırakıp beni dinledi… Ama hepsinin ötesinde günümü aydınlatan şu oldu:
Büşra ile oturmuş tam da ona “Ulan, biz birbirmize sinirlendikçe hırslandık. hırsımızla zarar verdikçe daha da çok bağlandık.” şeklinde Yıldız Tilbe şarkılarından fırlamış izlenimi yaratan bir laf etmişken bu esnada yanımıza yanaşan iki adet dişle soyulmuş langa hıyarı kılıklı herifin “Pardon, iç mimarlık nerde?” sorusuyla irkildim. O anda yanaklarımdan sağanak yağmur şeklinde akıp giden gözyaşlarını ne yapacağımı idrak edememişken Büşra’nın iç mimarlık tarifinin başarısız olması üzerine bir arkadaşın tabiri ile Superman gibi uçmakta olan bulut kümesine bakıp “Siz minibüs yolunu takip edin. Bulursunuz.” gibi yarı şuursuz bi cevap verdim. Bir embesilin dahi kolaylıkla anlayacağı yol tarifimi idrak edememiş bu iki balta sapına defahatle yolu tarif etmem sonucu yaklaşık 5 dakika kadar hem ağlayıp, hem de İzmit’i anlatma çabam en sonunda Büşra’nın bana şu soruyu sormasına sebep oldu:

Senin hiç ağlarken yol tarif etmişliğin olmuş muydu, Gwen?

Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi , ,

Nov
11

Depar

İzmit-Değirmendere minibüsünü yakalamak adına güzergah üzerinde yapmış olduğum uzun atlama, yüksek atlama ve 150 metre engelli koşu etaplarından oluşan triatlon esnasında bana gayet ütopik gelen amerikan filmindeki başrol oyuncusunun depar esnasında hayatının film karesi gibi gözünün önünden geçmesi hali bende de vücut buldu.
Hayatımın son on senesine odaklı şekilde yarı olimpik şekilde hedefe kilitlenmişken kalp ritmimle uyumlu şekilde hızlıca 14 ay sonra biten ilişkimi, yaptığımız hataları, burada ne aradığımı, insanlara söylemek istediklerimi ve söyleyemeyişimin akabininde gelen karında gaz sancısı hissi uyandıran sıkışmayı, kalp sancımı, doğum sancımı düşündüm durdum.
Depar atarken kulağıma Deepak Chopra kulağıma çalınsa da iç dengemi bulabilsem diye de düşündüm…

Göğe Atılan Bakış , , , ,

Sep
30

Sahte Cennet

Zamanın kontrolsüzce parmaklarımın arasından akıp gittiği günler yaşadım ve hala yaşamaktayım. Neler olup bittiğini idrak etmeye çalışırken kendimi hiç bilmediğim ve olmayı planlamadığım, hatta ve hatta arzu bile etmediğimbir şehirde buldum.
Bütün ömrümü Eskişehir’de geçirebileceğimi düşünür ve isterken kendimi Eskişehir’deki evimin eşyalarını paketleyip bir kamyonete yükledikten sonra yaşlı gözlerle yuvama son bakışımı atarken buldum.
İzmit’te yaşayıp yaşayamayacağımı bilemeden, resmen kendimi ateşe atarcasına kendimi koca bir kargaşanın ortasına attım.
Resim yaparken kendimi avutabilmeyi dilerdim…

Göğe Atılan Bakış ,