<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GWEN + cats &#187; japon</title>
	<atom:link href="http://blog.gwenandcats.com/etiket/japon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.gwenandcats.com</link>
	<description>halk kahramanlarıdır...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Jul 2010 16:06:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Masal</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2010/06/masal/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2010/06/masal/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 22:32:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[problem]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/2010/06/masal/</guid>
		<description><![CDATA[Her sıradan gecede olduğu gibi en hayretler içerisindeki çocuk bakışımı takınıp &#8220;Bana masal anlatsana.&#8221; demiştim yorganı üstüme usulca örttüğü sırada. Üzerimi üşümemem için sıkıca örterken &#8220;Bu gece anlatacak masalım yok ki.&#8221; demişti.
Oysa ben her gece olduğu gibi hep aynı yerde yarım kalan &#8220;turuncu saçlı kızı uzaktan gören sarı Lacoste&#8217;lu çocuğun masalı&#8220;nı dinlemeyi bekliyordum.
Israrlı olmama rağmen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her sıradan gecede olduğu gibi en hayretler içerisindeki çocuk bakışımı takınıp &#8220;<em>Bana masal anlatsana.</em>&#8221; demiştim yorganı üstüme usulca örttüğü sırada. Üzerimi üşümemem için sıkıca örterken &#8220;<em>Bu gece anlatacak masalım yok ki.</em>&#8221; demişti.<br />
Oysa ben her gece olduğu gibi hep aynı yerde yarım kalan &#8220;<em>turuncu saçlı kızı uzaktan gören sarı Lacoste&#8217;lu çocuğun masalı</em>&#8220;nı dinlemeyi bekliyordum.<br />
Israrlı olmama rağmen masal anlatmadı belki ama sarmaladığında beni bile küçücük bırakan kollarıyla boynuma sarılmıştı o gece.<br />
İki sevgili gibiydik. İki dost, iki kardeş, baba ve kızı, oğlu ve annesi ya da sadece bizdik.<br />
Zaman yoktu. Mekan yoktu. Sadece yeryüzünde ikimiz vardık. Cırcır böcekleri dahi bizim için şarkı söylediler sanki.<br />
Umarsızca dökülen gözyaşlarıma aldırış etmedim en başta ama gözlerimden akan sele kapılıp gideceğinden o kadar korktum ki utangaç bir tavırla elimin tersiyle sildim attım hepsini.<br />
Utanıyordum çünkü neden ağladığımı dahi bilmiyordum.<br />
Aslında farkında değildim ama o bizim son gecemizdi.<br />
Belki de masalın sonu kafalarda çoktan yazılmıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2010/06/masal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bütün diller ana dilim gibidir</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/butun-diller-ana-dilim-gibidir/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/butun-diller-ana-dilim-gibidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 18:50:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[Birçok çift; kuşkusuz ki, yolunda gitmeyen ilişkisini hareketlendirmek adına değişik oyunlar içine girmiştir. Kimisi hediyeler almıştır; kimisi yatakta oynaşmak için hizmetçi, hemşire ve hatta temizlikçi kadın kostümü giymiştir; kimisi sevdiceğine 220 voltluk elektrik vermiştir&#8230;
Öte yandan ilişki yolunda gidiyor ve hatta sevdiceğinizin kollarında mutluluktan ağlayayazıyorsanız bu hiç de mantıklı bi hareket değilmiş. Japon Bey&#8217;le geçirmiş olduğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok çift; kuşkusuz ki, yolunda gitmeyen ilişkisini hareketlendirmek adına değişik oyunlar içine girmiştir. Kimisi hediyeler almıştır; kimisi yatakta oynaşmak için hizmetçi, hemşire ve hatta temizlikçi kadın kostümü giymiştir; kimisi sevdiceğine 220 voltluk elektrik vermiştir&#8230;<br />
Öte yandan ilişki yolunda gidiyor ve hatta sevdiceğinizin kollarında mutluluktan ağlayayazıyorsanız bu hiç de mantıklı bi hareket değilmiş. Japon Bey&#8217;le geçirmiş olduğum rüya gibi birkaç gün içinde &#8220;<em>birbirini barda tavlamış çift</em>&#8221; rolü esnasında hareketli olan ilişkimize iyice gaz vermeyip tozu dumana katmaya kalkıştığımız esnada Japon Bey&#8217;den tiksinmeye başladığımda farkettim.<br />
Esasında herşey normal gözüküyordu mamafih yemek yerken &#8220;<em>Enbe Orkestrası</em>&#8221; dediğim sırada &#8220;<em>Ne osurası?</em>&#8221; sorusuyla karşılaştığım sırada birşeylerin yolunda gitmeyeceğini anlamalıydım. &#8220;<em>Kulakları iyi duymadı.</em>&#8221; diyerek geçiştirdiğim bu küçük yanlış anlamadan sonra kendimi kaçınılmaz olarak &#8220;<em>barda tanışılmış kız</em>&#8221; olarak televizyonun karşısında açmış olduğumuz çift kişilik çekyatın üstünde elimde votka-enerji karışımıyla keyif yaparken buldum.<br />
Zira herşey önceden düşünülmüştü. İçki, çekyat, müzik&#8230; Fakat önceden düşünmediğimiz birşey var ki o da pişmaniyeydi. Evet, pişmaniye&#8230;<br />
Kendisi zamanında bardan çok kız kaldırmış ve hemen akabininde kaldırdığı şeyleri yerçekimi kurallarına uygun bir biçimde indirmiş bir çoşkun Türk genci olan Japon Bey bile bunun bu ambiyansa girdiğini açıklayamasa da ortamda bi kase pişmaniye vardı. Kendileri çapkın ve cool oldukları kadar, &#8220;<em>zeki çevik ve ahlaklı</em>&#8221; espirisini bir kenara bırakarak çok centilmen ve kibadırlar; işte bu yüzdendir ki, bu gecenin en can alıcı dakikalarından birinde bana pişmaniye ikram etti&#8230;<br />
Pişmaniye ikram etmesini bir şekilde görmezden gelebilirdim fakat bir kase dolusu pişmaniyeyi yatağımızın orta yerine dökmesi ve bu yüzden <em>&#8220;göt kılları kadayıf olmak</em>&#8221; deyimini &#8220;<em>göt kılları pişmaniye olmak</em>&#8221; şeklinde kendimize uyarlamamız yetmiyormuş gibi bütün gece boyunca battaniye yapıştığımızdan dolayı beyhude bir çabayla kurtulmak için debelenmemiz hiç hoş olmadı. Ayrıca tam döktüğü esnada &#8220;<em>Ananın!</em>&#8221; diye feryat etmesi de boş bir çabaydı. Benim yarım saat boyunca karpuz kabuğu görmüş at gibi kişnememe sebep oldu&#8230;<br />
Pişmaniye defterini kapatıp sonsuza dek lugatımdan pişmaniye kelimesini sildikten sonra &#8220;<em>Adam, benim adamım. Var hep böyle arızaları.</em>&#8221; deyip ortama yeniden yoğunlaştım. Kendileri tam da benden kulağa hoş gelecek İngilizce cümle talep ettiği esnada &#8220;<em>Nihat Doğan sakal gibidir. Kestikçe çıkar.</em>&#8221; aforizmasına taş çıkartırcasına dudaklarından dökülen şu sözler kulaklarımda yankılandı:</p>
<blockquote><p><strong>İlişki deyince, seks deyince bütün diller; ana dilim gibidir&#8230;</strong></p></blockquote>
<p>Sanırım bu adamın bardan kız tavlamaya mecali kalmamış. Sevineyim mi; üzüleyim mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2010/01/butun-diller-ana-dilim-gibidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Margarita</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/12/margarita/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/12/margarita/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 19:26:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/2009/12/margarita/</guid>
		<description><![CDATA[Herkes için birer litre margarita, öfke, hırs, kıskançlık, gözyaşı ve kan&#8230;
İşte biz biraz da buyuz.
Ama en çok da bütün bunların ortasında birbirimize dokundukça ağlayan aşıklarız&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herkes için birer litre margarita, öfke, hırs, kıskançlık, gözyaşı ve kan&#8230;<br />
İşte biz biraz da buyuz.<br />
Ama en çok da bütün bunların ortasında birbirimize dokundukça ağlayan aşıklarız&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/12/margarita/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytin ağacı</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/12/zeytin-agaci/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/12/zeytin-agaci/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 19:42:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[gaz]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Kentten bile bile izole edilmiş bir fakültede okuyorsanız ve bahardan kalma bir gün yaşamaktaysanız; şüphesiz yapabileceğiniz en iyi şey karnınızı bira ile şişirmektir.
Biz de bu bahardan kalma bir günü değerlendirmek için bu harika fasalite içerisine girmiş bulunduğumuz esnada eşlik ettiklerinde Daltonlar gibi gezdiğim ekürülerimiz aslında birer akıl hastası olduğunu fark ettim. Zira girdiğimiz Tekel Bayii&#8217;nde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kentten bile bile izole edilmiş bir fakültede okuyorsanız ve bahardan kalma bir gün yaşamaktaysanız; şüphesiz yapabileceğiniz en iyi şey karnınızı bira ile şişirmektir.<br />
Biz de bu bahardan kalma bir günü değerlendirmek için bu harika fasalite içerisine girmiş bulunduğumuz esnada eşlik ettiklerinde Daltonlar gibi gezdiğim ekürülerimiz aslında birer akıl hastası olduğunu fark ettim. Zira girdiğimiz Tekel Bayii&#8217;nde satıcı tezgahın üstündeki biraları işaret ettiği esnada bakmak için kafamı uzattığımda kesif bir osuruk kokusuyla karşılaştım.<br />
Olayın şokuyla ne olduğunu idrak edememişken kokunun yoğunluğundan şuurum gitmiş bir şekilde &#8220;<em>Hanginiz yaptı lan bunu!?</em>&#8221; diye sormuşken At Dilara&#8217;nın &#8220;<em>Ben!</em>&#8221; demesinin hemen akabininde Nuran Hanım&#8217;ın &#8220;<em>Ay, ne münasebet canım. Kimse benim osuruğumu üstüne alamaz!</em>&#8221; cevabı ile iki insanın müthiş senkronize ve son derece empatik bir şekilde osurmuş olması ve &#8220;<em>Kara Murat benim!</em>&#8221; tipi ucuz kahramanlıkları beni benden almış oldu.<br />
Biraz da olsun oksijenle beynimi temizlemek amacıyla kendimi dışarı attığımda gülmekten yüzünde tüp patlamış misali kızarmış Büşra ile karşılaştım ki o esnada kendisi onca kokunun üstüne sigara içiyor olmasından mütevellit içerde birimiş olan metan gazının sigarayla etkileşiminden dolayı infilak edebileceğimiz fikri geldi bir anda aklıma.<br />
Keyif yapmak için gittiğimiz mekana doğru yol alırken Nuran Hanım&#8217;ın &#8220;<em>Ay benim burnum hiç koku almıyor. Köpek gibi koku alıyorsunuz, kızım. İnsan kendi osuruğunu koklayamayacaksa yaşamanın ne anlamı var ki!</em>&#8221; tespiti beni yaşamın anlamı üzerinde düşünmeye iten son nokta olmuştu son zamanlarda&#8230;<br />
Sonra hakikaten hayatın ta kendisi düşündüm bir an. Duraksadım. <em>Hayatın anlamı</em> dedikleri şey neydi ki benim için? Sonra kendimi çevremde olup bitenin hareketine ve hareketin içindeki sakinliğe ve hatta durağanlığa bıraktım kendimi&#8230;<br />
Kadınca şeylerden söz ettik. Kadın salaklığıyla konuşup, kadın içtenliğiyle birbirmizi kucakladık. Kadına has bir anlayışla birbirmizin gözlerinin içine bakıp kadına has bir anaçlıkla birbirimizi anladık. Çok güldüm ama az düşündüm o gün&#8230;<br />
Ordaydım. Denize karşı, birçok heykelin olduğu bir bahçede bir zeytin ağacının altında oturdum. Zeytin ağacıydı ki barış getirsin diye&#8230; Az düşündüm ama düşündüğüm zamanlarda da onu düşündüm. O ise, &#8220;<em>hayatımın kadını</em>&#8221; dediği kadından bir başka kadına &#8220;<em>kadınım</em>&#8221; demekle meşgul idi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/12/zeytin-agaci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depar</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/11/depar/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/11/depar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 19:52:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[problem]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[İzmit-Değirmendere minibüsünü yakalamak adına güzergah üzerinde yapmış olduğum uzun atlama, yüksek atlama ve 150 metre engelli koşu etaplarından oluşan triatlon esnasında bana gayet ütopik gelen amerikan filmindeki başrol oyuncusunun depar esnasında hayatının film karesi gibi gözünün önünden geçmesi hali bende de vücut buldu.
Hayatımın son on senesine odaklı şekilde yarı olimpik şekilde hedefe kilitlenmişken kalp ritmimle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzmit-Değirmendere minibüsünü yakalamak adına güzergah üzerinde yapmış olduğum uzun atlama, yüksek atlama ve 150 metre engelli koşu etaplarından oluşan triatlon esnasında bana gayet ütopik gelen amerikan filmindeki başrol oyuncusunun depar esnasında hayatının film karesi gibi gözünün önünden geçmesi hali bende de vücut buldu.<br />
Hayatımın son on senesine odaklı şekilde yarı olimpik şekilde hedefe kilitlenmişken kalp ritmimle uyumlu şekilde hızlıca 14 ay sonra biten ilişkimi, yaptığımız hataları, burada ne aradığımı, insanlara söylemek istediklerimi ve söyleyemeyişimin akabininde gelen karında gaz sancısı hissi uyandıran sıkışmayı, kalp sancımı, doğum sancımı düşündüm durdum.<br />
Depar atarken kulağıma Deepak Chopra kulağıma çalınsa da iç dengemi bulabilsem diye de düşündüm&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/11/depar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genetik bu</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/08/genetik-bu/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/08/genetik-bu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 20:51:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[fulya ve devrim]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[san'at]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=72</guid>
		<description><![CDATA[Bir kış günü çılgın bir ilkokul öğretmeni, san&#8217;at aşığı olan bizleri ücretsiz ders eğitim verdiği vakıfa götürüp birbirinden yetenekli çocukların resimleri gösterirken bir terslik olduğunu sezmiştim. Orası biribnirinden pırıl pırıl çocukların eğitildiği bir vakıftı mamafih içeride eşşek ölüsü gibi bir koku vardı. Japon Bey&#8217;le anlamsız gözlerle birbirimze bakıp Fulya ve Devrim&#8217;e durumu çaktırmamay çalışırken içimden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kış günü çılgın bir ilkokul öğretmeni, san&#8217;at aşığı olan bizleri ücretsiz ders eğitim verdiği vakıfa götürüp birbirinden yetenekli çocukların resimleri gösterirken bir terslik olduğunu sezmiştim. Orası biribnirinden pırıl pırıl çocukların eğitildiği bir vakıftı mamafih içeride eşşek ölüsü gibi bir koku vardı. Japon Bey&#8217;le anlamsız gözlerle birbirimze bakıp Fulya ve Devrim&#8217;e durumu çaktırmamay çalışırken içimden &#8220;<em>Yine osurdu ya bu adam.</em>&#8221; diye sayıklamaktaydım.<br />
Tam bu esnada Japon Bey de &#8220;<em>Ben ter mi kokuyorum lan!?</em>&#8221; diye geçirip terin bu kadar acayip kokmasının sebebinin dün akşam yediği <strong>üç tabak dolusu pilav</strong> yüzünde mi, yoksa onun üzerinde serpiştirmiş olduğu <strong>altı kepçecik pastırmalı kuru fasulye</strong>den mi kaynaklandığını düşündüğü esnada birden bu buram buram kültür kokan ve daha sonradan bu koku üstüne eşşek ölüsü kokusu sinmiş olan eğitim yuvasına bu kokuyu ellerimizdeki taze soğan, pırasa, brokoli, karnabahar, salatalık dolu poşetlerle taşıdığımızı farketmiş bulunduk.<br />
Genç öğretmenin kibarlığından mıdır, yoksa gecenin geç saatine kadar orda çalışmanın verdiği açlıktan mıdır çözemedik fakat ağzını açıp tek kelime etmemişti.<br />
Yapmış olduğumuz &#8220;<em>eğitim yuvasına taze soğan eşliğinde teşrif etme</em>&#8221; denyluğunu henüz içimize sindirememiştik ki; yine kültür ve eğitim dolu gezintimizde sahafı baştan aşağı soğan kokularına boyayıvermiştik. Sahafın &#8220;<em>ne alırsan 50 kuruş, 1 TL.</em>&#8221; kampanyasının olduğu bir gün, içerisi tıklım tıklım doluyken bu denyoluğu yapmış olmamız ortamı ziyadesiyle şenlendirmiş olabilir fakat kendi denyoluğumuzu oturup düşünmemiz gerekliliği açısından bizim için büyük bir adımdı.<br />
Tam da bu salaklıklara gülüp geçmişken geçtiğimiz hafta rapor almak vesilesiyle evimin yakınındaki Halk Sağlığı Merkezi&#8217;ne gittiğim esnada annemin kaşla göz arasında yok olduğunu farkettim. Raporumu almak için görevlinin masasının önünde bekliyorken geçmişten gelen, çok tnaıdık bir koku ile irkildim. Gözümü kapıya diktiğimde Halk Sağlığı Merkezi&#8217;ne hemen binanın yanında kurulmuş olan pazardan bol taze soğanını ve yeşilliğini kapıp gelmiş annemi gördüm.<br />
İşte o vakit, taze soğan ve devlet kurumları arasında kurmuş olduğum bu derin bağ bir tesadüf değil&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/08/genetik-bu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tütsülenmiş Japon</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/06/tutsulenmis-japon/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/06/tutsulenmis-japon/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 20:44:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=61</guid>
		<description><![CDATA[Demem odur ki ben, bu Japon Bey&#8217;im hassaslığına hayranım.
Ben, Aşkın Nur Yengi&#8217;nin anlam dolu, duygu yüklü, insanı kıl eden ve tamamen kendisini sinir etmek için söylediğim Kara Çiçeğim isimli parçasına gündüz vakti çakmağı yakıp sallamak suretiyle eşlik ederken Japon Bey, tüm hassaslığıyla elimi tutmak için öne atılmışken kolundaki tüylerini yakmış bulundu.
Anime kahramanlarınınkini andıran duygu yoğunluğundan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Demem odur ki ben, bu Japon Bey&#8217;im hassaslığına hayranım.<br />
Ben, Aşkın Nur Yengi&#8217;nin anlam dolu, duygu yüklü, insanı kıl eden ve tamamen kendisini sinir etmek için söylediğim <em>Kara Çiçeğim</em> isimli parçasına gündüz vakti çakmağı yakıp sallamak suretiyle eşlik ederken Japon Bey, tüm hassaslığıyla elimi tutmak için öne atılmışken kolundaki tüylerini yakmış bulundu.<br />
Anime kahramanlarınınkini andıran duygu yoğunluğundan dolu dolu olmuş gözlerimle kendisine bakarken yayılmakta olan yanık kıl kokusunu bizzat ciğerlerine çektiği esnada, az önce yemiş olduğumuz tonlarca tavuklu ve jambonlu sandvici ya da bilimum kovalar dolusu salatayı göz ardı ederek az sonra yeşil çimen üzerine daha parlak yeşil olan marulları çıkarmama yönünde vereceği uzun ve yorucu savaştan bihaber şekilde kendi yanık kıl kokusundan ötürü öğürüverdi.<br />
Ben, işte bu adamın bu hassas kalbine hayranım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/06/tutsulenmis-japon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baş belasının günü</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/06/bas-belasinin-gunu/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/06/bas-belasinin-gunu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 20:05:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevinç Gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[Gün itibariyle en sevdiğim sevgilim olan Japon bey&#8217;in doğumgünü idi. &#8220;En sevdiğim sevgili&#8221; ibaresi bir yana dursun; kendisi biricik sevgilimdir ve dolayısıyla kendisini en çok sevmek zorundayım. Zira bu ibareyi de bir pekiştirme olsun babında kullanmış bulundum.
Yurtta ve tüm elçiliklerde 21 pare top atışı, domates festivali ya da bilimum Rio karnavalı gibi fasaliteler eşliğinde çoşku [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gün itibariyle en sevdiğim sevgilim olan Japon bey&#8217;in doğumgünü idi. &#8220;<em>En sevdiğim sevgili</em>&#8221; ibaresi bir yana dursun; kendisi biricik sevgilimdir ve dolayısıyla kendisini en çok sevmek zorundayım. Zira bu ibareyi de bir pekiştirme olsun babında kullanmış bulundum.<br />
Yurtta ve tüm elçiliklerde 21 pare top atışı, domates festivali ya da bilimum Rio karnavalı gibi fasaliteler eşliğinde çoşku ve huş&#8217;u içerisinde kutlanmasına rağmen biz sadece atölyede &#8220;İyi ki doğdun Japon!&#8221; diyerek ağzımızı yaya yaya gülerek kutladık. Zaten doğumgünü, atölyedeki tüm kişilerin pasta yemesi için bir bahane idi; yoksa Japon&#8217;un doğumgününü kutlamayı hiç de arzu ettiğimiz yoktu.<br />
Fulya&#8217;nın almış olduğu frambuazlı pastanın yaklaşık olarak yarısını yedikten sonra &#8220;<em>İyi ki varsın!</em>&#8221; içerikli cümleler kurdum ki bu tamamiyle pastaya istinaden ve pastanın verdiği ağırlıktan ötürü idi. Yoksa Japon bey, tam bir baş belasıdır. Bir ömürlük bir beladır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/06/bas-belasinin-gunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çimmek istiyorum</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/cimmek-istiyorum/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/cimmek-istiyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 20:33:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[istirahat]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Kavak Yelleri dizisini seyre daldığımı zannederken esasında seyretmediğimi; bunun yerine tamamiyle arka fondan yükselen dalga sesine odaklandığımı fark ettim.
En son ne zaman tatil yaptığımı hatırlamıyorum dahi. Kızgın kumlardan koşa koşa bir hipopotam misali sinsi sinsi kendimi sulara gömüp batmayalı neredeyse 10 sene oluyor. Bırak ayağımı sokmayı denizi bile karşıdan görmeyeli neredeyse bir asır geçti. Gazetelerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kavak Yelleri dizisini seyre daldığımı zannederken esasında seyretmediğimi; bunun yerine tamamiyle arka fondan yükselen dalga sesine odaklandığımı fark ettim.<br />
En son ne zaman tatil yaptığımı hatırlamıyorum dahi. Kızgın kumlardan koşa koşa bir hipopotam misali sinsi sinsi kendimi sulara gömüp batmayalı neredeyse 10 sene oluyor. Bırak ayağımı sokmayı denizi bile karşıdan görmeyeli neredeyse bir asır geçti. Gazetelerde denize dair fotoğraflar gördüğümde Anadolu&#8217;nun denizden uzak kasabalarındaki çocukların denizi ilk gördükleri tepkileri veriyorum; adeta yüzümden gözlerim taşıyor; çehrem ışıldıyor.<br />
Esasında çok birşey değil istediğim. Duru bir deniz, şehirden ve kalabalıktan uzak küçük bir pansiyon, sadece benim ve Japon bey&#8217;in olduğu bir kumsal&#8230; Böyle bir yerde ılık rüzgar saçlarımı kuş yuvasına çevirirken ben sadece dalganın sesini dinlesem&#8230;<br />
Bu sene de tatil yok sanırım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/cimmek-istiyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitlelerin sevgisi</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/kitlelerin-sevgisi/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/kitlelerin-sevgisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 20:51:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Japon bey ile 7&#8242;den 70&#8242;e herkesin sevgilisi haline geldiğimiz yadsınmaz bir gerçektir. Öte yandan an geliyor ki bu gerçek tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiğinde bütün sanatçı şımarıklığımızdan sıyrılıp adeta yandan yemiş botokslu suratlar kadar hayretler içinde kalabiliyoruz.
Çok değil; bundan birkaç ay önce bu sevgi yumağını Doktorlar caddesi sefalarımız esnasında ilk olarak fark ettik. Genci yaşlısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Japon bey ile 7&#8242;den 70&#8242;e herkesin sevgilisi haline geldiğimiz yadsınmaz bir gerçektir. Öte yandan an geliyor ki bu gerçek tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiğinde bütün sanatçı şımarıklığımızdan sıyrılıp adeta yandan yemiş botokslu suratlar kadar hayretler içinde kalabiliyoruz.<br />
Çok değil; bundan birkaç ay önce bu sevgi yumağını Doktorlar caddesi sefalarımız esnasında ilk olarak fark ettik. Genci yaşlısı demeden şehrin tüm delileri kendince sevgisini gösterdi bize. Biri elindeki çiçek saksısıyla bize yaklaştı ve <em>&#8220;Kalkın laaaağn!&#8221;</em> diye bağırdı ve kalktığımız banka çiçeğini koydu; kimisi tam potinlerimizin dibine okkalı bi balgam attırdı.<br />
İşin özünde asıl beni benden alan sevgi gösterisi, Doktorlar Caddde&#8217;sinde nam salmış bir şarapçı amcanın sinsice arkamızdan yaklaşıp fersah fersah ötesinde kibrit çaksak ejderha misali diğer yanda alev alacak kadar alkol kokan suretini Japon bey&#8217;le benim kafalarımızın arasına sokup <em>&#8220;Yalan gibi değil. Yanlış gibi değil. Çakal gibi değil. Güneeeşşş gibi SE-Vi-Yo-RUM!&#8221;</em> diye haykırmasıdır&#8230;<br />
Yakın bir zamanda ise yaşlıların bize olan hayranlığını fark ettik. Kimisi banka oturabilmek için bir karışlık yere domala domala yanaşarak kamyon kasası kadar götünü sığdırdı, kimisi sigara ile ilgili yazıdığı 45 mısralık şiiri okudu, kimisi ise bir külhanbeyinin nasıl olması gerektiği konusunda tek konuşmacı içeren bir panel verdi&#8230;<br />
Hepsi bir yana çarşamba günü bambaşka bir hayranla karşılaştık. Bir bahar şenliği kalsiği olan ve her gerizekalının bahar şenliğinde gerçekleştirdiği bir aktivite olan &#8220;Üniversite Hatırası&#8221; yazılı panonun önünde fotoğraf çektirme fasalitesine giriştik Japon Bey&#8217;le. Tam Nuh Nebi&#8217;den kalma dandik kaftanları, kavukları giymiştik ki elinde fotoğraf makinası ile ağzına 2 ölçü büyük gelen beyaz kaplamalarıyla bize adeta bir sırtlan misali sırıtlan misali &#8220;o&#8221; belirdi&#8230;<br />
Birçok sevgi gösterisiyle karşılaşmıştım ama böylesini ilk defa görmüştük.Fotoğrafımızı çektikten sonra gülerek 1500 defa elimizi sıkarak ertesi gün fotoğraflarımızı almak üzere uğurladı. Ertesi gün fotoğraflarımızı almaya gittiğimizde &#8220;<em>Ne kadar pozitif bir çiftsiniz. Pozitifliğiniz yüzünüze yansımış. Birbirinizi tamamlıyorsunuz. Sizi gördükten sonra insanlara daha bir güvenle bakıyorum.&#8221;</em> gibi şiirsel komplimanlarda bulunurken biz de fotoğraflarımızı aramaya koyulduk. Mamafih herif, albümün en ön sayfasına koymuş ki bizim gibi bu tür fotoğraf çektirmiş gerzekler, bizim göte benzer suretimizi akıllarına mimlesin&#8230;<br />
Elimize sıkıştırdığı kartvizitini aldıktan sonra ardımıza bakmadan uzaklaştık&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/05/kitlelerin-sevgisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
