12
Mesajı yanlış anlaşılan kızın hazin hali0
Yüzüne kezzap atılmış Bergen’in ibretlik yaşam öyküsünün solda sıfır kalacağı, pavyondan çekip alınmış bir Muhterem Nur mulisliğiyle yaşadığım şu hayatta çektiğim sıkıntı ve acının yüzüne yansımasından mütevellit bu izleri kapamak münasabetiyle makyaj bağımlısı olup çıkmaktan korkuyorum.
Tanrı bana öyle bi hayat kurgulamış ki -sağolsun- sanki Tarantino ile kolektif bir iş başarmışlar… Sanat yönetmeninin Andy Warhol olmasından mütevellit alergorilerle dolu.
Artık verdiğim mesajları doğru alsan diyorum?
11
Depar
İzmit-Değirmendere minibüsünü yakalamak adına güzergah üzerinde yapmış olduğum uzun atlama, yüksek atlama ve 150 metre engelli koşu etaplarından oluşan triatlon esnasında bana gayet ütopik gelen amerikan filmindeki başrol oyuncusunun depar esnasında hayatının film karesi gibi gözünün önünden geçmesi hali bende de vücut buldu.
Hayatımın son on senesine odaklı şekilde yarı olimpik şekilde hedefe kilitlenmişken kalp ritmimle uyumlu şekilde hızlıca 14 ay sonra biten ilişkimi, yaptığımız hataları, burada ne aradığımı, insanlara söylemek istediklerimi ve söyleyemeyişimin akabininde gelen karında gaz sancısı hissi uyandıran sıkışmayı, kalp sancımı, doğum sancımı düşündüm durdum.
Depar atarken kulağıma Deepak Chopra kulağıma çalınsa da iç dengemi bulabilsem diye de düşündüm…
15
Salınan kafa
Hayatımın son on senesine baktığımda -ki böyle dediğimde sanki 450 yıldır yaşıyormuş gibi hissediyorum- Kara Melek dizisini solda sıfır bırakabilecek fırtınalı, entrikalı, özel bölümü dahi ancak 130 bölüm olabilecek bir roman olabilirdi.
Düşündükçe dahi böğür denilen vücut bölgeme anneannem büyüklüğünde bir fil oturuyor mamafih hiç bir zaman bu yürek, otobüsten inmeme iki durak kala gözlerimin perdelerini zaptedemeyip iniverdiğinde ve ben uyuyayazmak üzereyken kafamın süzme yoğurt torbası ağırlığında öne salınım hareketi yapmasıyla sıçrayarak uyandığımda ağırlaştığı kadar ağırlaşmamıştı.
Yorgunum; öte yandan kendimi uzun zamandır hiç bu kadar işe yarar bir insan hissetmemiştim.
30
Sahte Cennet
Zamanın kontrolsüzce parmaklarımın arasından akıp gittiği günler yaşadım ve hala yaşamaktayım. Neler olup bittiğini idrak etmeye çalışırken kendimi hiç bilmediğim ve olmayı planlamadığım, hatta ve hatta arzu bile etmediğimbir şehirde buldum.
Bütün ömrümü Eskişehir’de geçirebileceğimi düşünür ve isterken kendimi Eskişehir’deki evimin eşyalarını paketleyip bir kamyonete yükledikten sonra yaşlı gözlerle yuvama son bakışımı atarken buldum.
İzmit’te yaşayıp yaşayamayacağımı bilemeden, resmen kendimi ateşe atarcasına kendimi koca bir kargaşanın ortasına attım.
Resim yaparken kendimi avutabilmeyi dilerdim…







