<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GWEN + cats &#187; fulya ve devrim</title>
	<atom:link href="http://blog.gwenandcats.com/etiket/fulya-ve-devrim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.gwenandcats.com</link>
	<description>halk kahramanlarıdır...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Jul 2010 16:06:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Devrim Deniz</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/11/devrim-deniz/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/11/devrim-deniz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 20:27:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göğe Atılan Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[fulya ve devrim]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[Hayatlarını küçücük bir prensle taçlandıracaklarını öğrendiğimiz gün ağlamakla çığlıklar atarak kollarımız iki yanda açık çığlıklar eşliğinde koşmak arasında kalkmaktan ötürüdür ki olayın ciddiyetini çok kavrayamamıştık. Mamafih gün be gün Fulya&#8217;nın içinde büyüttüğü o prensin Fulya&#8217;yı bir file benzetişine ve karnına ardı ardına tekmeler savurmasına tanıklık ettim.
İşte bu küçük prens, daha 10 günü almasına rağmen dün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatlarını küçücük bir prensle taçlandıracaklarını <a href="http://blog.gwenandcats.com/2009/03/ucan-kadin/">öğrendiğimiz gün</a> ağlamakla çığlıklar atarak kollarımız iki yanda açık çığlıklar eşliğinde koşmak arasında kalkmaktan ötürüdür ki olayın ciddiyetini çok kavrayamamıştık. Mamafih gün be gün Fulya&#8217;nın içinde büyüttüğü o prensin Fulya&#8217;yı bir file benzetişine ve karnına ardı ardına tekmeler savurmasına tanıklık ettim.<br />
İşte bu küçük prens, daha 10 günü almasına rağmen dün öğlen doğumgününü kutlamakta olan annesine belki de bir kadının hayatının en güzel ve anlamlı hediyesini verircesine kucağına gelivermiş.<br />
Bense her evresinde bu bebeğin büyümesine tanıklık eden bir kadın olarak halen garip bir sarhoşluk hali içerisindeyim. Bir yanım, Fulya ve Devrim için çılgınlar gibi sevinirken; bir diğer yanım, belki de hiç bir zaman içimde bir çocuğu taşıyamayacağım gerçeğini tokat gibi yüzüme çarparak beni çıldırtıyor.<br />
Kendimi örseliyorum; böylelikle sivriliklerimi törpülüyorum&#8230;<br />
Yine de hoşgeldin Deniz. Seni seviyorum. Kendi çocuğum gibi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/11/devrim-deniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genetik bu</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/08/genetik-bu/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/08/genetik-bu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 20:51:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitleleri Peşinden Sürükleyen Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[fulya ve devrim]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[san'at]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=72</guid>
		<description><![CDATA[Bir kış günü çılgın bir ilkokul öğretmeni, san&#8217;at aşığı olan bizleri ücretsiz ders eğitim verdiği vakıfa götürüp birbirinden yetenekli çocukların resimleri gösterirken bir terslik olduğunu sezmiştim. Orası biribnirinden pırıl pırıl çocukların eğitildiği bir vakıftı mamafih içeride eşşek ölüsü gibi bir koku vardı. Japon Bey&#8217;le anlamsız gözlerle birbirimze bakıp Fulya ve Devrim&#8217;e durumu çaktırmamay çalışırken içimden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kış günü çılgın bir ilkokul öğretmeni, san&#8217;at aşığı olan bizleri ücretsiz ders eğitim verdiği vakıfa götürüp birbirinden yetenekli çocukların resimleri gösterirken bir terslik olduğunu sezmiştim. Orası biribnirinden pırıl pırıl çocukların eğitildiği bir vakıftı mamafih içeride eşşek ölüsü gibi bir koku vardı. Japon Bey&#8217;le anlamsız gözlerle birbirimze bakıp Fulya ve Devrim&#8217;e durumu çaktırmamay çalışırken içimden &#8220;<em>Yine osurdu ya bu adam.</em>&#8221; diye sayıklamaktaydım.<br />
Tam bu esnada Japon Bey de &#8220;<em>Ben ter mi kokuyorum lan!?</em>&#8221; diye geçirip terin bu kadar acayip kokmasının sebebinin dün akşam yediği <strong>üç tabak dolusu pilav</strong> yüzünde mi, yoksa onun üzerinde serpiştirmiş olduğu <strong>altı kepçecik pastırmalı kuru fasulye</strong>den mi kaynaklandığını düşündüğü esnada birden bu buram buram kültür kokan ve daha sonradan bu koku üstüne eşşek ölüsü kokusu sinmiş olan eğitim yuvasına bu kokuyu ellerimizdeki taze soğan, pırasa, brokoli, karnabahar, salatalık dolu poşetlerle taşıdığımızı farketmiş bulunduk.<br />
Genç öğretmenin kibarlığından mıdır, yoksa gecenin geç saatine kadar orda çalışmanın verdiği açlıktan mıdır çözemedik fakat ağzını açıp tek kelime etmemişti.<br />
Yapmış olduğumuz &#8220;<em>eğitim yuvasına taze soğan eşliğinde teşrif etme</em>&#8221; denyluğunu henüz içimize sindirememiştik ki; yine kültür ve eğitim dolu gezintimizde sahafı baştan aşağı soğan kokularına boyayıvermiştik. Sahafın &#8220;<em>ne alırsan 50 kuruş, 1 TL.</em>&#8221; kampanyasının olduğu bir gün, içerisi tıklım tıklım doluyken bu denyoluğu yapmış olmamız ortamı ziyadesiyle şenlendirmiş olabilir fakat kendi denyoluğumuzu oturup düşünmemiz gerekliliği açısından bizim için büyük bir adımdı.<br />
Tam da bu salaklıklara gülüp geçmişken geçtiğimiz hafta rapor almak vesilesiyle evimin yakınındaki Halk Sağlığı Merkezi&#8217;ne gittiğim esnada annemin kaşla göz arasında yok olduğunu farkettim. Raporumu almak için görevlinin masasının önünde bekliyorken geçmişten gelen, çok tnaıdık bir koku ile irkildim. Gözümü kapıya diktiğimde Halk Sağlığı Merkezi&#8217;ne hemen binanın yanında kurulmuş olan pazardan bol taze soğanını ve yeşilliğini kapıp gelmiş annemi gördüm.<br />
İşte o vakit, taze soğan ve devlet kurumları arasında kurmuş olduğum bu derin bağ bir tesadüf değil&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/08/genetik-bu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süper hademeler</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/04/super-hademeler/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/04/super-hademeler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 20:50:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fasalite]]></category>
		<category><![CDATA[fulya ve devrim]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[san'at]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[terelelli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[Fulya’nın sergisinin kokteylinde yardımcı olmak üzere Japon bey ile pazartesi günü İstanbul’a yola çıkmıştık. Japon bey&#8217;in trende pantolonuma salya akıttığı kısmı es geçerek terelelli ve Fındık Abla&#8217;nın harika ev sahipliğine vurguda bulunmak istiyorum&#8230;
Terelelli’yi adeta en son yerküre soğurken görmüştüm; dolayısıyla özlemiş olabilirdim fakat ibneliğimden belli etmedim. Kendisi görüp görülebilecek en doğal sarışın zekasına sahip insanlardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fulya’nın sergisinin kokteylinde yardımcı olmak üzere Japon bey ile pazartesi günü İstanbul’a yola çıkmıştık. Japon bey&#8217;in trende pantolonuma salya akıttığı kısmı es geçerek terelelli ve Fındık Abla&#8217;nın harika ev sahipliğine vurguda bulunmak istiyorum&#8230;<br />
Terelelli’yi adeta en son yerküre soğurken görmüştüm; dolayısıyla özlemiş olabilirdim fakat ibneliğimden belli etmedim. Kendisi görüp görülebilecek en doğal sarışın zekasına sahip insanlardan biridir. Gönüldaşımdır; bayırgülümdür. Ekmeğini taştan çıkarıp koca parası yiyeceği günlerin hayalini kuran hiç büyümeyecek bir kız çocuğudur. Ayrıca kendisi ebatlarında iki erkek kedi ile ev arkadaşlığı yapmaktadır.<br />
Fındık Abla’nın ise adı üstündedir. Fulya’nın ablasıdır mamafih hepimizin annesi olmuştur. Boğaza nazır dünyanın en şirin evinde oturmaktadır. Evi de kendi gibi Fındık’tır. Ses tonu ve gülümsemesiyle insanların içini ısıtıp gevşeten yegane insanlardan biridir.<br />
Ev sahiplerimiz böylesine harika insanlar olunca biz de serginin kokteyline bomba gibi giriş yaptık. Servis yapacak elemanların beyaz gömlek ve siyah pantolon giymesi zorunlu olduğundan dolayı Japon bey ile magandavari pantolon ve gömleklerimizi giydik. Ayrıca Japon bey&#8217;in kokteylde giydiği ayakkabıları beni benden almıştır; o sivri burunlarıyla adeta Karadeniz pidesine benziyordu.<br />
Bütün gece kostümlerimizle etrafta elimizde tepsiler, şarap kadehleri, kanepelerle koşturduk. Dirseklerime kadar zeytin ezmesine batmışken sıfatım, omzumda sarı scotchbrite bezden pelerinim, ellerimde yeşil vanilya kokulu bulaşık eldivenlerim, gözümde kaynak gözlüğü ve göğsümün üstünde kocaman bir H ile canlandı. Kendimi uçabilen süper bir hademe gibi hissettim.<br />
En çok da ben delicesine kanepe hazırlamaya çalışırken bize yardım vaadinde bulunan arkadaşların salamlı sandviç eşliğinde şaraplarını yuvarlamaları anlarında kendimi hademe gibi hisettim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/04/super-hademeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Issız</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/issiz/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/issiz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 18:09:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fasalite]]></category>
		<category><![CDATA[fulya ve devrim]]></category>
		<category><![CDATA[san'at]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[Doç. Dr. Nadide Karkıner&#8217;in &#8220;Fulya Ünal’ın resimleri gerçeklik ile özne arasındaki ilişkinin gerçekleştiği ara bir mekân olarak belleğimizde yerini alıyor. Ressamın resimlerindeki yalnızlık ve eksiklik iddiası ardımızda bıraktıklarımızı bir gün mutlaka geri dönüp arayacağımızı bize hatırlatıyor.&#8221;  şeklinde tasvir ettiği günümüz genç sanatçılarından Fulya Ünal&#8217;ın Issız adlı resim sergisi 1-9 Nisan tarihleri arasında Caddebostan Kültür [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="tt-flickr tt-flickr-Small" title="Issız" href="http://www.flickr.com/photos/devanear/3397422609/"><img class="alignleft" src="http://farm4.static.flickr.com/3466/3397422609_1503bcb461_m.jpg" alt="Issız" width="170" height="240" /></a>Doç. Dr. Nadide Karkıner&#8217;in <em>&#8220;Fulya Ünal’ın resimleri gerçeklik ile özne arasındaki ilişkinin gerçekleştiği ara bir mekân olarak belleğimizde yerini alıyor. Ressamın resimlerindeki yalnızlık ve eksiklik iddiası ardımızda bıraktıklarımızı bir gün mutlaka geri dönüp arayacağımızı bize hatırlatıyor.&#8221; </em> şeklinde tasvir ettiği günümüz genç sanatçılarından Fulya Ünal&#8217;ın Issız adlı resim sergisi 1-9 Nisan tarihleri arasında Caddebostan Kültür Merkezi&#8217;nde tüm ilgililerin beğenisine sunulmuştur.<br />
İlham perileri Fulya&#8217;nın aklında ilk kez uçuşmasından itibaren her bir tablonun gelişimine yakından tanıklık etmiş; ilk fırça darbesinden son fırça darbesine kadar izlemiş; atölyesinde boyasının ve tinerinin kokusunu içine çekmiş kişilerden biri olarak kendinize ayırdığınız zaman içerisinde Fulya&#8217;nın dehasının minicik bir parçasını görmenizi tavsiye ederim. </p>
<blockquote><p>Hayatımızda bazı kişileri ve nesneleri hesaptan düşeriz. Hesaptan düşen ise devre dışı kalır ve onu ardımızda bırakırız ya da bıraktığımızı sanırız. Daha sonra hayatın anlamını aramak için dışarıda bıraktığımız kişiler ve nesnelerin peşine düşeriz.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/issiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uçan kadın</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/ucan-kadin/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/ucan-kadin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2009 19:30:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Sevda Masalı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[fulya ve devrim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Pazartesi günü Japon bey ile Güzel Sanatlar Fakültesi&#8217;nde açılan ve fakültenin öğrencilerinin Paris gezisindeki gözlemlerini anlatan Paris sergisine gittik. Fulya ile önceden sözleştiğimiz halde bir türlü bulamadık. Haklı olarak bulamadık çünkü kendisi ne yerde idi, ne de gökte&#8230; Adeta çizgi filmlerde resmedilen üzerine çarşaf atılmış hayaletler gibi havalarda uçarak süzülüyordu.
&#8220;Bir dakika gelsene&#8221; dedi bana ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pazartesi günü Japon bey ile Güzel Sanatlar Fakültesi&#8217;nde açılan ve fakültenin öğrencilerinin Paris gezisindeki gözlemlerini anlatan Paris sergisine gittik. Fulya ile önceden sözleştiğimiz halde bir türlü bulamadık. Haklı olarak bulamadık çünkü kendisi ne yerde idi, ne de gökte&#8230; Adeta çizgi filmlerde resmedilen üzerine çarşaf atılmış hayaletler gibi havalarda uçarak süzülüyordu.<br />
<em>&#8220;Bir dakika gelsene&#8221;</em> dedi bana ki biz, rahat insanlar olduğumuz için böyle gizliden gizliye konuşmamız yoktur. İşkillendim. Koca yeşil gözlerini daha da çok açtı yanlız kaldığımızda. Pembe dudakları kulaklarına kadar adeta bir yay misali gerilmiş. Gözlerimin için baktı ve bir kadın olarak beni de can evimden vuran şu tek kelimeyi söyledi:</p>
<blockquote><p>Hamileyim.</p></blockquote>
<p>-Doğal olarak- bunun esasında bir kadına nasıl bir haz verdiğini bilemiyorum fakat ben dahi işittiğim ilk dakikadan itibaren zamanın donup, tüm mekanın bizim etrafımızda döndüğünü hissettim. Ben bu mucizevi olaya yakınen tanıklık edecekken kim bilir Fulya dakika dakika büyüdüğünü içinde hissedecekken neler düşünecek?<br />
Çocuk doğurasım geldi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/03/ucan-kadin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Interrail ile Yurop</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/01/interrail-ile-yurop/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/01/interrail-ile-yurop/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 09:10:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fasalite]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[fulya ve devrim]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[Dışarıdaki dondurucu soğuktan ve biraz da atölyede solumak zorunda kaldığımız tinerden ötürü Japon bey ve Fulya ile şimdiden önümüzdeki yaz için planlar yapmaya başladık. Ağustos ayının sonundan itibaren tamamiyle dengelerinin değişeceği yeni hayatım için hem bir hazırlık, hem de bir nevi hediye olacak bu&#8230;
On adım bile ötemde durmayan buzdolabına kadar gitmek için yarım saat civarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dışarıdaki dondurucu soğuktan ve biraz da atölyede solumak zorunda kaldığımız tinerden ötürü <a href="http://japon.devanear.com" target="_blank">Japon bey</a> ve Fulya ile şimdiden önümüzdeki yaz için planlar yapmaya başladık. Ağustos ayının sonundan itibaren tamamiyle dengelerinin değişeceği yeni hayatım için hem bir hazırlık, hem de bir nevi hediye olacak bu&#8230;<br />
On adım bile ötemde durmayan buzdolabına kadar gitmek için yarım saat civarı hesap yapan ve derin hesaplar sonucunda bir sünger kadar hareketli olduğumdan üşenerek yemek yemekten vazgeçen ben, Interrail denen şeyle koskoca Avrupa&#8217;yı gezmeyi planlıyorum&#8230; Gerçi tren saatlerine baktığımda gözüm korkmadı değil&#8230; Örnek vermek gerekirse İstanbul &#8211; Viyana arası 36 saat sürüyormuş. <em><small>Yanılmıyorum değil mi?</small></em> Şimdiden tasası düştü bana.</p>
<blockquote><p>Ya trende kakam gelirse? Trende hiç kaka yapmadım ki. Ya terlersem? Ya sinirden kaşıntı tutarsa? Ya trende horlayan olursa? 36 saat sonunda gırtlağına kadar sokarım bacağımı. Şimdi ben alışveriş yapmasını seven insanım, umarım beğendiğim şeylerin hepsini taşıyabilirim. Sokaklarda yatmamız gerekicek sanırım. Ya hava umduğumuzdan soğuk olursa? Sürekli kullanmam gereken ilaçlar var. Ya bunları uyuşturucu madde zannederler de gözaltına alırlarsa beni? Korkudan bırak İngilizce&#8217;yi anadilimi bile unuturum ben.</p></blockquote>
<p>Nostradamus&#8217;un bir nevi ilham perisi sayılabilecek anneannem bile bu kadar üretemezdi sanırım.<br />
Kendime vermek istediğim bu hediye çok iyi gelcek bana. Eminim&#8230; Köklendiğim yerden kopmak istiyorum. Kendimi güvende hissetmeden tanımadığım yüzler ve aşina olmadığım diyarlarda bir nokta olup kaybolmak istiyorum. Endişelenmek, ürkmem ve korkmak istiyorum. Ve sonra tekrar ait olduğum diyarlara kök salmak istiyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/01/interrail-ile-yurop/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemekteyiz Gwen</title>
		<link>http://blog.gwenandcats.com/2009/01/yemekteyiz-gwen/</link>
		<comments>http://blog.gwenandcats.com/2009/01/yemekteyiz-gwen/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 21:45:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gwen + cats</dc:creator>
				<category><![CDATA[Domestik Atraksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[fulya ve devrim]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.gwenandcats.com/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[Öğrenci evinde nadir görülen durumlardan biri olan buzdolabında tencereler dolusu yemek bulunması olayına tanıklık etmeleri ve bunu kutlamak için Fulya ve Devrim bu akşam bendeydiler. Çeşit çeşit yemek bulmuş olmamızın ukalalığından olsa gerek Yemekteyiz tadında bir akşam yemeği yemiş bulunduk. Ayrıca bir çok forumda ya da feyçbuk gibi ortamlarda öğrenci evi gariplikleri ya da öğrenci [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğrenci evinde nadir görülen durumlardan biri olan <em>buzdolabında tencereler dolusu yemek bulunması</em> olayına tanıklık etmeleri ve bunu kutlamak için Fulya ve Devrim bu akşam bendeydiler. Çeşit çeşit yemek bulmuş olmamızın ukalalığından olsa gerek Yemekteyiz tadında bir akşam yemeği yemiş bulunduk. Ayrıca bir çok forumda ya da feyçbuk gibi ortamlarda öğrenci evi gariplikleri ya da öğrenci evi icatları başlıkları altında incelenmek üzere Devrim turşu yerken içinden sosis turşusu diye birşey buldu. <em><small>(o sosisi kahvaltıda turşunun içine kim düşürdüyse ağzına kuş pislesin.)</small></em><br />
Bu her biri şahsına münasır çifti <em>-ki kendileri alyans denen kelepçe ile birbirlerine geçtiğimiz yıl bağlanmışlardır-</em> evlerine uğurladıktan sonra bulaşık dağını temizlemeye çalışırken kendimi evli gibi hissetmemden mütevellit aptal aptal sırıttığımı farkettim.<br />
Bu çiftin kendine has güzelliğinden midir, yoksa tıpkı Medyum Memiş&#8217;in Ketoya vurduğu kötekten sonra peydah olan onlarca biyoenerji uzmanın ağzını yaya yaya anlatılan altının etkisi midir bilemiyorum ama bi yandan bulaşığı yıkarken bir yandan da &#8220;Evladım, annecim, burnunun bokunu yiyeyim yapma, yavrucum.&#8221; diye çığıracak, ardından da bir yandan bulaşıklı elini beze silerken bir yandan da kocasına kahve karacak bir kadın gibi hissettim.<br />
Tam da bu hissiyatın orta yerinde bir telefon sesiyle irkildim ki ne irkilmek&#8230; Çalan telefonun melodisi, bir Nokia melodisiydi. &#8220;Ama benim Nokia telefonum yok ki&#8221; diye düşünürken çalan telefonu buldum ve açtım. Telefondaki ses, Fulyaydı. &#8220;İlk defa kendimi arıyorum.&#8221; dedi bana.<br />
Soğuk ve karlı sokakta sevdiğin adamla el ele eve yürüme arzusu böyle birşeydir; koskoca çantanla beraber herşeyini unutup gidiverirsin&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.gwenandcats.com/2009/01/yemekteyiz-gwen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
