8
Geleneksel banyo günü0
Ben ki, öyle bir neslin çocuğuyum ki; pazar günleri -birçok ailede olduğu gibi- benim ailemde de geleneksel banyo günü idi.
Birçoğumuz büyüyene kadar kazanlı banyolarımızda annelerimiz tarafından kafamıza maşraparayı ya da bakır tası yiyerek büyüdük. Kızların göğüsleri çıkmaya başladığında ve erkekler de komşu kızını hayal etmeye başladıklarında banyoda yalnız su dökünmek konusunda level atlamış olurlardı.
Saatler akşamüstünü gösterdiği esnada “Sen gir. yok ben gireyim. Çocuk girmesin, daha banyo soğuktur.” gibi göz yaşartan bir organizasyon yeteneği sonucunda ailenin her bir ferdi sıralıca banyoya girerdi. İçeride güldür güldür yanmakta olan kazanın ısıtmış olduğu banyoda taslar dolusu suyu dökünürken kaçınılmaz olarak kabaran parmak parmak kirlerimiz keselenip Hacı Şakir’le sabunlanırdı. Banyo ritüelininin bitiminde sobalı evlerimizin bir kıyağı olarak sıcak banyodan buz gibi salona götümüz büzüşürek geçerken Fin hamamı etkisi yaşamış da olurduk. Bir aile eğlencesi olarak Bizimkiler dizisini izlemeye çalışırken gorç gorç gorç sesleri eşliğinde Hacı Şakir sabunla çitilenmekten tiftik olmuş saçlar, anneler tarafından Özdilek havlu ile kurulanır ve avını parçalayan bir aslan edasında taranırdı. Bu esnada her bir çocuk, bir soprano ya da tenor değerindedir. Bizimkiler dizisinin akabininde yayınlanan Parliament pazar gecesi sinemasını izlemek artık bir Jedi oladuğumuzun işaretiydi. Zira hiç bir çocuk yatma vakti geldiğinden dolayı tamamını izleyememekteydi.
İşte bütün bunları düşündükçe insanların “Ben gün aşırı duş alırım. Hatta yazın iki kere duşa giriyorum.” diyip huş’u içersinde gözlerime bakmasına anlam veremiyorum. İnsanlar kovalar dolusu suyu duş başlığıyla üstüne yağdırınca pek temiz olduğunu düşünmüyorum. Nerde bunu Hacı Şakir’i ya da kazanlı banyoda kabaran kirlerini keselemesi? Nerde Bizimkiler dizisinin ya da Parliament gece sinemasını izlemek için ağlamış olmanın vermş olduğu iç huzuru?
Böyle insanların ağzılarına cam kültablası ile vurasım var…
18
Mesaj kaygılı duş başlığı
Üçüncü kez bana aynı şeyi yapıyor. Artık bu zulüme dayanacak takatim kalmadı…
Duş sonrasında tam da suyu kapatırken zaten buz gibi suyla yıkanmış olmamdan kelli tüm damarlarımın açılmasının yanı sıra sinir tellerim de gerilmişken duş başlığı kelepçesinden kurtularak kafama düşüyor. Tepeden yemiş olduğu buz gibi su ile uluşmuş beynim, umarsızca bir darbe de duş başlığından yemesiyle sarsılarak kendi tasının içinde tepe taklak oluyor…
Tanrım, benim kabahatim ne ki bana mesaj kaygısı güden ve ayar verebilen bir duş başlığı bahşettin?







