Facebook Twitter FriendFeed Tumblr Foursquare
RSS Feed
Once upon a time in Estonia 10-101 Devanear


Hassas

22 12 2011

Hadi anlat.” dedi biraz ürkerek. Boş şişelerin arasından dolu olan votka şişesini buldu ve her ikimiz için birer bardak hazırladı. Sakindi. Mutfak tezgahında oturmuş yukarıdan yaptığı herşeyi dikkatle izliyordum. Emindi ki bir o vardı; bir de ondan başka bir o vardı ve ona kimse dokunamadığı, belki de kimse bunu anlamadığı için içi rahattı. Ona dokunamayacağımdan emindi. “Bazen küçük bir erkek çocuğu gibisin. Çok hassasın.” dedim. Gözlerini dolu dolu olmuş şekilde aniden yüzünü bana çevirdi. Hiç bir şey demedi; diyemedi.
Saatler sonra elimizde biralarla köhne bir barda sohbet ediyorken aniden sordum. Yüzündeki o kocaman gülümsemesi söndü. Neden bu hassas yanını saklama ihtiyacı hissediyordu? Evrendeki tüm havayı ciğerlerine doldurarak güç bulmaya çalıştıktan sonra dedi ki: “Cevap çok basit. Çünkü ben bir erkeğim ve…” “Ve” dedim. “Kadınlar bu yanını farkettiklerinde bunu kullanıyorlar.” “Doğru.” diyebildi sadece.
Dalgın gözlerle gözlerime baktı. Cesaretine hayran kalmamak elde değildi. Kafamızı başka yönlere çevirdik aynı yöne bakıyor olsak da.


0 kedi gelmiş. ,