Feb
21

Bir deşarj yöntemi olarak otobüs ağlayışı0

Bugün şehirlerarası seyahatim esnasında yan koltuğumda oturmakta olan 80li yılların Serpil Çakmaklı’sı imajındaki röfleli ve krapeli saçlarını küçükken “dolma” tabir ettiğimiz modelde toplamış, kahverengi ve parlak kadife bir penye giymiş ve takma tırnaklarına çingene pembesi oje sürmüş hanım; sana sesleniyorum:

Ufkumu açtın!

Müzikçalarından ardı ardına dinlediği Kayahan, Ferdi Özbeğen ve tam da bunların üzerine İbrahim Tatlıses’e dayanamayarak yüzünü her ne kadar cama gömdüyse de bu, ağladığını gizlemeye yetmedi.
Fark ettim ki ben her nasıl onun ağladığını fark ettiysem, benim de zaman zaman ağladığım oluyordu ve bu da demek oluyordu ki ben de suretimi ne kadar cama gömsem de bu ağladığımı gizlemeye yetmedi. Gözyaşlarımı gizleyebilsem bile gözyaşımla sekronize şekilde akan burnumu “şörk” diye çekerken müzikçalarımın sesinden dolayı o burun çekme sesini benden başka herkes duyarak ne anlama geldiğini anlamış olmalılar.
Bunu farkedince çok utandım.

Göğe Atılan Bakış ,

Höykürük yok

Henüz yorum yok.




Höykür