16
la bicicletta3
İki gün önce Japon bey, “Atölyeye bununla gideriz. Hem yağlarımız da erimiş olur” vaadiyle kandırarak bisiklet almama sebep oldu. Düz yolda bile sarsakça yürüyen biri insanken şimdi Bisan Mountain Cat sayesinde adeta evrimleşmemiş bir dağ kedisiyim.
Ben ki yolda yürürken dahi arabalardan ürken biri insanımdır; Japon bey sayesinde 10 senedir hiç bisiklete binmemiş ve bu süreç içindeki tek bisiklete binme girişimi de bir öğretim görevlisinin arabasına toslayıp kaçmakla sonuçlanmış bir insan olarak daha ilk günden karmakarışık trafiğin ortasına atıldım.
Küçükken BMX’imle sadece sadece kavuncu, karpuzcu, patatesçinin haftada bir uğradığı arabası dışında hiç taşıt geçmediği köylük yerde bisiklete bindiğim düşünülürse kendi adıma ne de büyük bir atılımı gerçekleştirdiğim anlaşılabilir.
Kendimi üniversite okumak için İstanbul’a Anadolu’nun bağrından kopup gelmiş, yüzü gözü açılmamış saf köylü kızları gibi hissediyorum…









3 Höykürük
La Santa Roja
Uuu büyük cesaret. Ben son kez 6 yıl önce Amsterdam’da kiralayıp binmiştim. Tranvay gelirken raylara düştüm, son sürat düz yolunda giden bir Dutch amcaya sıyırarak ölüm meleğicilik oynadım, kanala düşmekten son anda kurtuldum, gittiğim 3 arkadaşla da 2′li her türlü kombinasyonda kenetlenip yere yapıştık. Bisiklet denen alet benim için rollercoasterdan daha fena.
manipani
aaa psikleeeet
))))) yaw benimkini çaldılar apartmandan o yüzden binemiyorum. sendeki de ne cesaret bacım aman dikkat trafik canavarlarına.
Caponizma
höykürmeye geldim anacııım niahahahahah! ahaha pisikletine kurban böbööm son satırlarına bayıldım koptum ahaha
Höykür