12
Hendo5
Üzerimde pijamamla varoş mahallelerinin ev kızları misali oturuyordum. Şüphesiz ki boş vakitleri değerlendirmenin en iyi yolu dört dönümlük götü yayarak Esra Ceyhan’ın programını izleyip çıkan birbirinden ilginç konu ve konuklar eşliğinde kendini kültüre boğmaktır. Diyestisyenler, “beyimdir; sever de, döver de…” tespiti yapan telefon konukları derken elinden hiç o bırakmadığı Selpak’ı, beyaz sabunla çitileyip bir tarak vurup yayına geldiği saçları ve pullu elbisesiyle Kibariye geliyor…
Müthiş bir özgüvene sahip bir hanım olarak “Ben artık okumayı öğrendim. Lazım, kız, bi yerde tabii. Çocuk hasta oluyor, ilaçların üstünü okuyamıyorum.” diyor.
Takdir ve tebrik dolu sözler üstüne alkış gırla giderken “Size Hendo’yu okuyayım mı, anacım?” diye soruyor.
Düşünüyorum. “Hendo ne lan?” Durup düşünüyorum. Düşündükçe beynim duruyor. Durdukça daha düşünesim geliyor.
1.5 saat boyunca bekliyorum. Bekliyorum ki Hendo’yu söylesin.
Program sonunda Kibariye eteğini daha da uzun olması ümidiyle aşağıya çekeleyerek ayağı kalkıyor. “Anacım, ben bi tarak vurayım, bi de taç takayım. Kullanması kolay olsun.” diyerek mahalle berberine kestirdiği saçlarını savurarak Selpak’ını tuttuğu elin aksi eliyle mikrofonu kavrıyor ve o buğulu sesiyle Whitney Houston’dan Bodyguard’ı söylemeye başlıyor:
Sevinç Gözyaşı san'atHendo vil olveys lav yu…










5 Höykürük
La Santa Roja
Bu nasıl bir Kibariye tasviridir
) Hendo’nun ne olduğunu öğrenmek için ben de yazının sonunu nasıl getirdiğimi bilemedim. Azcık işe yarar şeylere merak duysak ya…
tatlısukırosu
hahahaha elindne düşürmediği selpak:)
ESTHER
ayy kıyamam ben ona hendo’yu mu okumuş
DDD hahahaha seviyorum ben bu kadını yaww çok doğal çok tatlı yerim nan şoparım benim
ESTHER
peki nerden dinleyebiliriz bunu?
gwen + cats
@ESTHER : Keşke en ufak bir fikrim olsa. Belki yutupta vardır. :/
Höykür